Selim Abi, daha öncede söyledim, olaya biraz yanlış açıdan bakıyorsun.
Boğazda bir kaç gerek var. Biri uzak atılacak, diğeri ağır kurşunla at çek yapılacak. Akıntıda cabası.
Bu durumda, iri yarı kalıplı bir makine olmazsa olmaz oluyor. Haliyle makine büyüyünce de, ağır olması. Ama bu ağırlık ne kadar önemli?
Elimizde 4m'lik bir kamış var. Ucunda da 150gr kurşun. Kurşunun sudaki ağırlığı, 135gr. Sahteyi de ekle 140 gr. Akıntıyı hesaba katmasan bile, bu böyle. Akınıt bu yükü 2-3 katına çıkarıyor. Ne oluyor, bizzat deneyip gördüğüm durum, 150gr'lık kurşunu çekmek için, balık filan yokken 2kg kadar yük biniyor.
Şimdi elinde kamış varken, kamışın sapı 80 cm ise, kalan tarafı 3.20. Ne eder, kabaca 4 katı olan bir kaldıraç, demekki sen o kolunla 8kg yük taşıyor gibi olacaksın, bunun üstüne makine ve kamışın ağırlığı binecek.
İşte burada total ağırlığın 9 kg'mu, 9 kg 200 gram mı olduğu çok bir önem arzetmiyor. Neye göre, nasıl?
Çünkü birde sağ kolun yapacağı iş var. O kurşunu sarma işini. Temel problem şu. Kurşunu süratle sarmak için, sürekli kol hareketi gerekiyor, kaslar kasılıyor, gevşiyor. Kamış tutan el ise, hemen hemen öyle duruyor. Bu durumda statik olan kamış tutma işi değil, asıl yorucu olan, laktik asit üreten olay, sarma işi oluyor.
Eğer makinen rahat, sana sarmada kolaylık sağlıyorsa, o zaman 200 - 300gr ağır olmuş bir şey değişmiyor. Hatta, hafif ama zor saran makineden daha az yomaya başlıyor. Balık binince makinenin sanki rahatlayıp daha kolay sarması filan aslen bu husustan kaynaklanıyor.
Şimdi şöyle makineler olsa. Aynı sarma performansını gösteren, biri 650 gr, diğeri 300 gr. Elbette hafif olan daha tercih edilecek olan olur. Ama sorun şu. Hafif makinelerin o sarma rahatlığı yok. Sizi daha çok yoruyor. Evet, hem hafif hemde rahat saran makineler var ama, fiyatları çok yüksek.
Bu durumda şöyle bir denge kurabiliriz:
Toplam yük = Sarma yükü + Ağırlık.
Yorulma içinde şunu diyebiliriz:
Yorgunluk = Toplam yük X kullanım süresi.
Şimdi, bir makine var, 450 gr. Ama sarma için 1500 gr kuvvet istiyor. Bununla da 5 dk çalışacağız:
Toplam Yük = 450 + 1500 = 1950 gr.
Yorgunluk = 1950 X 5 = Yaklaşık 10.000 birim.
Şimdi bunun yerine, 650 gr ama 1000 kg ile saran bir makine aldığımızı düşünelim:
Toplam Yük = 650 + 1000 = 1650 gr.
Yorgunluk = 1650 X 5 = Yaklaşık 8.500 birim.
Şimdi bakarsak, biri 10 bin birim yorarken, diğeri 8500 birim yormuş oluyor. Bu durumda, ağır makineyi almak daha az yorucu oluyor elbette.
Mesele, ağırlık değil. Toplam ağırlık. Sarma işini ne kadar rahat yapıyor, ne kadar kolay sarıyor? Bununla makine ağırlığının toplamını düşünmek gerekiyor.
İşte bu toplamda makinenin kalitesi ortaya çıkıyor. Al bunu, fiyatı bununla böl, işte sana makinenin performansı. Verdiğin paranın karşılığında ne aldığın. Dieylim bunların ikiside 500 TL olsun:
500 / 10.000 = 0.05, hafif olan makinenin değeri.
500 / 8.500 = 0.058, ağır olanın değeri.
İşte aslen hesap bu kadar basit, şimdi hangisi alınır?
Sorun, iyice abartı olmadıktan sonra, ağırlık değil. Çünkü bilhassa boğazda makinenin ağırlığı zurnanın son deliği. boğazda ağırlık en son bakılacak şey. buna bir dikkat edelim, en son bakılacak şey, hiç bakılmayacak şey demek değil. Eğer makinenin sarma kuvveti düşükse, yani rahat sarıyorsa, bilhassa yüke binince, o makineyi almaya değer. Zira zaten o gibi makinelerin ağırlıkları üç aşşağı beş yukarı aynı.
Peki hafif makine daha iyi olmaz mı yani? Olur, ama boğazda değil. Diyelim jigging yapıyorsanız, kamış kısadır ve kaldırdığınız yükün önemli bir bileşeni makine ağırlığıdır. Genel olarak, kamış boşluğunda sarma işi yapılır ve makineye yük bindirilmez. Jigging makinesi bilinenin tersine çok güçlü olması gereken bir makine değildir. Kompakt, hafif, kalaması güçlü olması istenir. Kolları kısa olur, zira vücuda yakın tutup çevrilecektir. Hafiflikte ede aslen önemli husus, eylemsizliktir, yorma olayı değil. Eylemsizlik, makineyi sertçe yukarı kaldırdığınızda, siz durduğunuzda bile makinenin yukarı gitmeye devam etmesi demektir. Bu durumda jigi sallarken, durdurmak için hareketi az da olsa ek bir kuvveti harcamanız gerekir. Bu sorun, gerek makine ve kamış dengesini ayarlamak, gerekse makineyi hafifletmek yoluyla sağlanabilir.
Bu ise boğaz için çok uygun bir kombinasyon değildir. Boğazda bilhassa kolun uzun olması sarımın kolaylığı açısından verimli olur. Diğer yandan büyük surf kafa olması, hem daha çabuk sarma, hemde uzak atış için daha çok randıman verir.