Malzemeci de bir şapka duruyordu, Team Daiwa yazan. Arsızlık edip el koymuştum şapkaya. Eleman bulgaristan'dan getirmiş. Simsiyah, altın yaldız rengi yazısı vardı.
Olyla olan yakın münasebeti ise, 3-4 yıldır, bilhassa güneşte ısrarla kullanmama rağmen, renginin solması vs. gibi bir durumun gözlenmemiş olması.
Şimdi gene mi Daiwa demeden önce.... Asıl sorun, Pendik'te bulabildiğim çepeçevre siperlikli şapkanın meçhul bir şekilde ortadan yok olmuş olması. O şapka gidince, el mahkum bu şapkaya kaldık.
Bu noktada, mevcut ürün, tekstil teknolojisinin güneşe vs. karşı dimdik ayakta kalabilen mamüller geliştirecek kadar ilerlemiş olduğunu gösteriyor bize.
Velakin aynı şapka ile yaşadığım tecrübeler, bu Daiwa şapkanın, o güneş altında, yenilenebilir bir enerji santrali gibi çalışarak, ürettiği tüm gücü beynimizi kaynatmak üzere sevk ediyor olduğunu göstermiş bulunuyor.
Kısaca, bu hususu akılda tutup, küresel ısınma ile kızgınlığı daha artan güneşi de hesaba katarak, daha açık, ışığı yanstıan renkler tercih edilmesinin isabet olacağını terennüm etmek isterim.