Daiwa Emcast Plus'ın Hazin Sonu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan volex21
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Daiwa Emcast makinesine hakkını teslim etmek lazım..Makinenin Aksı yani mili,7 mm kalınlığında...
http://i.hizliresim.com/ekor3A.jpg

Fiyatına göre bakarsak (en azından yurtdışı fiyatına göre) süper makine. Haa, mutlak değer olarak, almaya değer, baya sorunsuz, kullanışlı bir surf, bilhassa yemli makinesi. Sazan içinde düşünülebilir.

Şimdi, mercedes yada ferrari alabilirsin. Bu onu alıp kaldırıma vurduğunda aksın dağılmayacağı demek değil elbette. Burada volkan'ın başına gelende o, gördüğüm kadarıyla.
 
Fiyatına göre bakarsak (en azından yurtdışı fiyatına göre) süper makine. Haa, mutlak değer olarak, almaya değer, baya sorunsuz, kullanışlı bir surf, bilhassa yemli makinesi. Sazan içinde düşünülebilir.

Şimdi, mercedes yada ferrari alabilirsin. Bu onu alıp kaldırıma vurduğunda aksın dağılmayacağı demek değil elbette. Burada volkan'ın başına gelende o, gördüğüm kadarıyla.

Ne yalan söyliyeyim ben bu makinayı kulanılmış olarak,balıkcılar için olan bit pazarından aldım,iki sene evvelinde 30 euro vermiştim,Ha gene bulayım gene alırım,hatta karşıma 10 tane çıksın,onunuda alırım,hastasıyım makinelerin ben...
 
Burdaki şimanovcular başta olmak üzere, sizin fena beyninizi yıkamışlar.

Makinenin öyle ince ince bakım, temizlik, yağlama vs. si olacakmış, olmazsa olmazmış gibi bir kaide yok. İyi makine, yıllarca bakım vs. istemez, temizlik filan aramaz. Yağ yakmaz, suyu eksilmez. Bu illa olta makinesi olacak diye bir şey yok. Bu motorda olabilir, bisiklette, traş makinesi de.

Yahu Serdar, konunun başında '' Kum illeti bu. Tüm makinalarda aynı sıkıntı oluşur, temizlik ve bakımını yapmalısınız vs.'' diyen siz değilmiydiniz de, şimdi akabinde tezat oluşturuyorsun. :confused:

Temizlik imandan gelir. :)

Bu, insanın yaşam biçiminin bir yansımasıdır; diye düşünürüm. :confused:

Şimdi siz, 6 ay tozu alınmamış, boyasız bir ayakkabı, kirden yakası kasnak tutmuş bir gömlek, ütüsüz paçoz bir kıyafet ve altına da bembeyaz bir çorap takarak, saçı başı dağınık, traşsız bir şekilde mi işinize veya sosyal yaşam alanınıza gidersiniz ? :confused: Yoksa, her şey tiril tiril, pırıl pırıl mı ? :confused:

Şimdi, yukarıdaki yazdıklarınızla tezata düşmeyin isterim ama, tam 180 derece tezat teşkil edeceğinize eminim. :)

Bakım her zaman iyidir ve değer katar, avantaj sağlar. Her zaman faydasını görmüş ve sağladığı avantajları yaşamışımdır. :laughing:
 
Zaten o parçanın durup dururken yamulduğunu söyleyen de yok. Makine sararken küt kalıyor olduğu yerde. Kurtulsun diye zorlayınca, bu parçayı yamultuyor. Bu parça normalde üzerine yük binen bir parça değil.

Parçanın shimano'daki muadili şu:

http://www.alanhawk.com/reviews/13SW/60.jpg

Bu Stella.. Yamulan parçada, işte o kırmızı okla gösterilen parça. Aynı şekilde yüklenirsen, bu yamulmaz, kırılır elinde kalır. Emcast'ta olan, o kanat gibi parçası, 30 derece kadar yana eğilmiş. Penseyle tutup, öbür penseyle düzeltince de halloldu.

Peki stella'nın ki kırılırda, bu neden kırılmaz, böyle kurtulur?

Bu emcast'ın dağıtılmamış hali:

http://4.bp.blogspot.com/-pfB2vxv4-.../W41yNo3kmWQ/s320/IMG_20130511_165823_738.jpg

Burada, o parçanın durduğu yer, iki vidayla tutturulmuş olan o kapağın altı. Bu kapak metali, yay gibi esnek bir şey nispeten. Şimano'da o kapak kalın ve sert:

http://www.alanhawk.com/reviews/stlsw/a_014.jpg

Burada 5'in altındaki vidayla tutturulmuş aparat kapak. Bu sertlik yüzünden, stella'lar çok sorun çıkarmıştır. Bu resmi aldığım yerde de aynen şunlar yazar:



Kabaca, bu küçük alan aşırı stres altındadır ve kendisine çok iyi bakılmalıdır. Pek çok kişi bu zayıflığı bilmediği makinenin telef olmasına yol açıp servise taşınmışlardır.

Daiwa'da ise, kapağın esnekliği nedeniyle, aşırı stresle eğilen parça, kurtulur yerinden ve makinenin dağılmasını engeller.


Bunca yıldır bu parçanın kırıldığını görmedim ne Stella'da; ne başka bir Shiman'da; anak solucan dişlide sıyrılma falan oluyor...
 
Yolla mesela Kısığa, spot'a, yapar yollarlardı sana. Ha, belki bir kaç gün geçikirdi. Belki biraz masrafı olurdu, hepsi o kadar. Dahası, elinde iki pensesi olan herkesin tamir edebileceği de bir şey zaten. Makineyi yurtiçinden almış olsaydı, garantiside olacaktı zaten her durumda.

En kötü durumda, parçanın fiyatı 1.82 $. Olna buna olurdu. Daiwa'da genelde ücretsiz gönderiyor, durumu izah ederseniz böyle parçaları.

Ama acınacak haldesiniz, bozulmayacak şey almaktansa, bozulunca yollayacak şey aramayı tercih ediyorsunuz ki, üzülüyorum şahsen sizin adınıza.

Kısık mı??? Spot mu??? Allah korusun; adam gibi eleman yok onlarda; keski-çekiç çalışıyorlar; zaten kimseye yollamaya ihtiyacım yok; evelAllah hiçbir makina kurtulamaz elimden; her türlü tamir ve bakımı yapabilecek kapasitedeyim; yeterki parçasını bulabileyim...

Kısık'ı bilmem de ben makina bakımı yaparken muhtemelen Spot diye bir firma zaten ortalarda yoktu...

Acınacak durumda olan da sensin; elindeki makina bozulmuş bir şekilde; hala bozumaz diye iddia ediyorsun...
 
Temizlemesen de işini görür, şimanov mu bu? Ama o pis haliyle hiç içacıcı durmuyor orası elbette.. Volkan'ın hiç temizlemediği belliydi, ama canavar gibi işini görüyordu pekala.

Evet Shimano temizlemesem de işimi görür senin de belirttiğin gibi...
 
:o :o :o ehehehe... hihi hihi Abi bizim makinalar avlakta arabanın bagajından çıkıyor, av bitimi gene bagaja giriyor. Anca kol takılmaya, kafa dönmemeye başlayacak işte o zaman eve teşrif edebiliyorlar genelde. :p hihi



:D Abi, bi daha Serdar abiye göndermeye yüzüm olmaz. :o :p
Sırasıyla Haluk abiye ve sevgili Ceyhun'a göndermeyi düşünüyorum. Selim abi de yurt içinde olaydı :rolleyes: 3 arıza çözümü garanti gibi bişey.
3 ten sonra da kaldığı yerde, Roy'un önerisini değerlendireceğim. hihi



Nerden ve nasıl? Youtube'a baktım emcast bakımı ve iç yapısını göremedim mesela?



Size gerek yok, avdaşımla dönüşümlü olarak her sene birimiz denize düşüyoruz zaten. Gelecek sezon sıra bende. :p hihi

Müsterih ol; hepimizin elinden gelir evelAllah; yalnız parça kırık olursa ben yurtdışı alişverişinden pek hoşlanmadığım için Ceyhun ilgilenir o konu ile... Sonuçta hallolur her şekilde...:)
 
banghead :laughing:

Daiwa alıyorsun. Yağ gerekiyorsa, daiwa koymuştur. Neyse, belli oldu neden biraz ağır kaldığı.

Yukarıda defaten söyledim, önemli bir husus olduğu için tekrar edeyim. Daiwa'ları "bu kadarmış" diyene kadar kapağını vs. açıp yağlamayın. Hem gerek yok, hemde daha kötü yağlama nedeniyle performans düşebilir.

Normalde emcast'ın kolunu serbest bırakınca, kendi ağırlığıyla döner. Bu kadar rahattır. Senin makinede yağ dişlileri biraz tutuyor herhalde ki, o kadar rahat olmadı, her zaman ağırlığı ile dönemiyordu kol.

Neyse, bir uygun durum olursa, temizler, kalite bir yağla yağlarız.

Bir makina "bu kadarmış" ı dediğinde bu nasıl anlaşılır; tamam ben biliyorum; anlarım da sen bir zahmet bilmeyenler için güzelce bir tarif et şu "bu kadarmış"ı...
 
Burdaki şimanovcular başta olmak üzere, sizin fena beyninizi yıkamışlar.

Makinenin öyle ince ince bakım, temizlik, yağlama vs. si olacakmış, olmazsa olmazmış gibi bir kaide yok. İyi makine, yıllarca bakım vs. istemez, temizlik filan aramaz. Yağ yakmaz, suyu eksilmez. Bu illa olta makinesi olacak diye bir şey yok. Bu motorda olabilir, bisiklette, traş makinesi de.

Aynı emcast'tan bende de var. Temzilemekmiş, yağlamakmış filan bilmem. Yani öyle periyodik bir şeyler yapmam, gerek yok ki yapayım. Ha, yosun oradan gelmiş, yüzüğe dolanmış, elbette tutup bir atacaksın oradan. Pis su yüzüğün altında tortu yapmış, eh bir zahmet söküp temizleyeceksin artık o kadar.

Ama bunun dışında, akşam eve geldin. Akşama kadar bacak gibi bir sürü balıkla, 4m bir sırıkla mücadele etmişsin. Birde makineye bakmaya çıkmak mı? Eh, bunu yapacaksaydık, 25 TL'lik makine de canavar gibi işimizi görürdü zaten. Niye gidip bir avuç para verip, güya kalite makine aldık ki?

O, tatlı suya tutun, yağlayın, temizleyin filan lafları hikayedir. İyi makineyi, alır gidersin, getirir koyarsın. Nasıl araba bir müddet sonra, frene basınca mesela, debriyajı kaldırırken mesela, belli eder kendini. İşte öyle belli ettiğinde güzelce bir bakımını vs. yapar, aynen devam edersin.

Biz senin gibi yemliye atıp gün boyu sandalye üstünde keyif çatıp; yan gelip yatmıyoruz...

Gün boyu ağır kurşunlar ile 100-200 kere at-çek yapıyor bizim makinalar; günlük; aylık kaç km. eder biliyor musun??? Bir klavuz rulmanı dakikada ortalama 4000-5000 devir atıyor bizde... Hesabı seversin; yap bir güzel de sonra kendi makinanı o şartlarda çalıştır ve bu kadar ince ve detaylı bakım ve temizlik gerekli mi; gereksiz mi ondan sonra karar ver...
 
Biz senin gibi yemliye atıp gün boyu sandalye üstünde keyif çatıp; yan gelip yatmıyoruz...

Serdar'ı bilemem fakat, burada tam beni tarif etmişsin. hihi

Tabii o keyif çatmaya gelene kadar 1 saat, irilerinden midye çıkarma, 1 saat kadar da yem olarak hazırlığı, bayağı yorucu oluyor. :laughing: Aslında o midyeleri kendimize hazırlasak, 3 gün yeter. hihi
 
Serdar'ı bilemem fakat, burada tam beni tarif etmişsin. hihi

Tabii o keyif çatmaya gelene kadar 1 saat, irilerinden midye çıkarma, 1 saat kadar da yem olarak hazırlığı, bayağı yorucu oluyor. :laughing: Aslında o midyeleri kendimize hazırlasak, 3 gün yeter. hihi

Tevfik bey; aslen benim de sevdiğim bir avlanma türüdür; tam bir keyif avı doğrusu; bir de yanında termosta demli çay götürdü mü... Değme keyfe...:)

Ancak burada önemli bir nokta var; eğer Istanbul Boğazı'nda at-çek disiplininde avlanan arkadaşlar varsa Serdar'ı kaale almasınlar bu temizlik konusunda; yoksa makina 40'ını değil; 7'sini bile zor görür...

Nece makinalar dağıldı bu ağır şartlarda; sürekli bakım yapanlar; makinasını yağlayanlar ve temizleyenler ise uzun süre kullanıyorlar makinalarını...

Geçen yıl Kandilli Akıntı Burnu'nda kış balığına 220 gram ile at-çek yaparken makinamın klavuzundaki ince yağın buhar olup uçtuğunu bilirim ben; eğer farkına varmazsanız ne rulman kalır; ne klavuz takımı; daha sonraki gün hiç adetim olmadığı halde o kısmı gresleyip öyle avlandım...

Akıntı o kadar şiddetli ki; o ağırlık ile atışınızı yapıp kurşunun dibe yaklaştığını anladığınızda (220 gr. ağırlık 0,10 spectra ile dibe inmiyor) ve makinanın klepe telini kapadığınızda kamışı dik pozisyondan aşağıya yatırıyor o akıntı... Varın hesabını yapın...:)
 

Sizde epey parça var; ancak oradaki sektör burada mevcut değil; bu parçalar ancak yıllarca tamir işi yapanlarda mevcut olabilir...

Tabii hangi parçanın hangi makinaya olacağı da bir muamma... Benim kullandığım makinalara orjinal parça takmak durumundasınız; ve esas kullandığım 2 makina ucuz olmadığı için parçaları da stok yapacak kadar ucuz değil; aslında parça yedeklemeye de gelmez bizde; mesela benim makinaların eğer başına bir kaza gelmezse parça ihtiyacı olmuyor... Eğer bir kaza olursa ve bunun neticesinde parça ihtiyacım oluşursa (makina yere düşerse mesela) bu Türkiye'de sıkıntılı; ithalatçı firmalar bu işin üzerine yeterince düşmüyorlar veya önem vermiyorlar; Shimano ise bu konuda ciddi bir atak yapacaktı kendi ifadelerine göre; ancak 1-2 aylık bir yapılanma süreci mevcut sanırım ve bu süreç sonunda neyin ne olduğunu görebileceğiz...
 
Benim kullandığım makinalara orjinal parça takmak durumundasınız; ve esas kullandığım 2 makina ucuz olmadığı için parçaları da stok yapacak kadar ucuz değil; aslında parça yedeklemeye de gelmez bizde; mesela benim makinaların eğer başına bir kaza gelmezse parça ihtiyacı olmuyor...
Yedek parça her zaman iyidir,bu gün lazım olmasada,gün gelir lazım olur...
Klepe telinin yayı,misina sarım yuvası,bilyesi gibi her zaman hasar çıkaracak parçalar yedeklenmelidir...
 
Tevfik bey; aslen benim de sevdiğim bir avlanma türüdür; tam bir keyif avı doğrusu; bir de yanında termosta demli çay götürdü mü... Değme keyfe...:)

Ancak burada önemli bir nokta var; eğer Istanbul Boğazı'nda at-çek disiplininde avlanan arkadaşlar varsa Serdar'ı kaale almasınlar bu temizlik konusunda; yoksa makina 40'ını değil; 7'sini bile zor görür...

Nece makinalar dağıldı bu ağır şartlarda; sürekli bakım yapanlar; makinasını yağlayanlar ve temizleyenler ise uzun süre kullanıyorlar makinalarını...

Geçen yıl Kandilli Akıntı Burnu'nda kış balığına 220 gram ile at-çek yaparken makinamın klavuzundaki ince yağın buhar olup uçtuğunu bilirim ben; eğer farkına varmazsanız ne rulman kalır; ne klavuz takımı; daha sonraki gün hiç adetim olmadığı halde o kısmı gresleyip öyle avlandım...

Akıntı o kadar şiddetli ki; o ağırlık ile atışınızı yapıp kurşunun dibe yaklaştığını anladığınızda (220 gr. ağırlık 0,10 spectra ile dibe inmiyor) ve makinanın klepe telini kapadığınızda kamışı dik pozisyondan aşağıya yatırıyor o akıntı... Varın hesabını yapın...:)

Haluk bey, dediğiniz atmosferi çok ama çok iyi idrak edebiliyorum. Hele ki bir de kalabalık bir ortamdaysanız, bir de onlarla uğraşmak vs. Sonra bir bakmışsın, kamışın ucunda arkadan iğneye takılmış birisini fırlatmışsınız. :eek: Olur ya, Serdar'da, tam o anda oradan geçiyormuş. hihi
 
Abi, şimdi geldi makinam. Naptın makinama??? :rolleyes:

Abi tam emin değilim ama bana ilk günkünden daha bir yağ gibi geldi kolu.
Dışını da öyle bir parlatmışsın ki, bende makinanın dişlilerini yağlayınca bakım yaptım sanıyordum. :o
Makinayı koy vitrine, sıfır diye sat. :clap2: :clap2:

Ayrıca kargo para istemedi benden :( cyrr Abi niye kargoyu ödeyerek gönderdin, zaten mahçuptum, iyice ezildim :o

Allah ne muradın varsa versin. :)

Tamir sonrası videosunda gördüğüm, hızlanan kafa her seferinde küt diye duruyor. Oysa azalan bir ivme ile durması gerekirdi diye bekliyor insan. Biraz işkillendim açıkçası. Makine önceden de aynı dönüşe mi sahipti merak ettim.

Daiwa hakkında teknik/mekanik olarak birşey diyemesem de daiwa'ın bir iyiliği varsa o da Serdar'la seni yakınlaştırdı kalben. Hiç teklifsiz tamirini üstlendi, akabinde kargo ücretini de ödeyerek adresine gönderdi. "Daiwanın hazin sonu"na gönlü razı olmadığından yaptı bunu diye düşünülmesine de fırsat vermemiş oldu böylece. Ama yine de, shimano olsaydı acaba aynı davranışı gösterir miydi diye sormuş olayım kendisine:

Evet Serdar, ne dersin?

======== ====== ======

Güle güle kullan, yeniden hayırlı olsun gubani.:)
 
Ama yine de, shimano olsaydı acaba aynı davranışı gösterir miydi diye sormuş olayım kendisine:

Evet Serdar, ne dersin?

Adam tutuğu shimanoyu denize atıyor:D sende ona ne soruyosun Nuri kardeş;)
 
Adam tutuğu shimanoyu denize atıyor:D sende ona ne soruyosun Nuri kardeş;)

'' Atıyor '' diyorsun yani. :D

Ben olsam prese götürür, haddehaneye geri dönüşüm için kazandırırdım. En azından o haddehanenin, o günkü üretiminin kalitesi yükselirdi diyeceğim, şimdi onu da yapmaz. :laughing:
 
Back
Yukarı