cumartesi günü forumdan tanıdığım ama yüzyüze tanışmak nasip olmayan serkan ( baraküda33 ) arkadaşımızla buluşup tanıştık. tayini osmaniye'ye çıkmış ve bir ay kadar önce istanbul'dan osmaniye'ye taşınmıştı. biraz sonra bacanak da geldi, biraz sohbet edip pazar günü beraber balığa gitmek için sözleşip ayrıldık. akşam serkan arayıp geceden yemli gideceğini söyleyince sabah bacanakla spin malzemelerini alıp barınağa gittik.
iki saat kadar at çekten iş çıkmayınca bacanak taşların üzerinden balıkçıların bıraktığı 100-150 gr. kadar kokmuş karides buldu. ben bir yemli deneyim bakalım vuruş var mı dedi. yanında yemli takım olmadığından silikonlara taktığımız kurşunlu zokalardan birini klipse takıp bütün bir karidesi giydirdi ve attı. daha beş dakika olmadı aha geliyor dedi. ben yengeç falandır dedim ama one ! yaklaşık 300 gr.lık bir çipura

hem de silikon zokası ve leş gibi kokan karidesle. hemen yeniden yemleyip attı ve kısa süre sonra çok güzel bir balık asıldı. kamışı resmen ikiye katladı. balık taşladın dibine kadar geldi ama orda kendini kurtardığından ne olduğunu göremedik

yemli takımlara da şans vermek gerek
sonrasında küçük balıklar yemi tırtıklamaya başlayınca yer değiştirip sahile geçtik. bacanak çapariyle ben de GESle atmaya başladım. deniz oldıkça dalgalıydı. çapariye bir kaç saldırı oldu, hatta çok büyük bir balık çaparinin arkasından bir kaç kez hamle yaptı ama sanırım tüyleri küçük bulduğundan kapmadı. benim GESe de bir büyük saldırı oldu, bir ispendeği de bir kaç saniyelik bir çırpınışın ardından kaçırdım. suyun içinde atarken sağ tarafımda yaklaşık 20 cm.lik 4-5 gümüş bir anda suyun dışına firladı. kıyıda avcı balık vardı ama olmadı alamadık bir türlü.
sanırım silikonlu takımla balık alınabilirdi, deniz tam levrek deniziydi

bir dahaki sefere inat etmeyip çantamda bir silikon çapari ile çapari mantarı bulundurayım bari
deniz çok dalgalı idi ve biz de sığ kısıma azıcık girip öyle atıyorduk. aslında daha saat 11 civarıydı ama dalgalar tepeden tırnağa kuru yerimizi bırakmayınca önce güneşte biraz suyumuzu süzdük, sonra doğru eve