Dörtyol/İskenderun/Arsuz/Samandağ/Hatay Hattı

pazar sabahı balığa gidecektik, bacanak arayıp geceden gidelim de yemli de deneyelim deyince saat gece 1 de barınağa vardık. barınak içinde aşırı bir kovalamaca vardı, bacanak ona aldanıp iç tarafta kaldı ve sahte attı, ben de dış tarafta yemli attım. sabaha kadar çok sayıda küçük balık yakaladım. çok küçüklerini saldım. bu yakalama salmaların arkası kesilmeyince tebliğde vicdani limite dahil edilen melanur ve ısparozların 17 - 18 cmliklerini aldım :o . işin doğrusu bu sefer biraz etçilik yaptım.
balıkların içinde balık diyecek bir tane 23 cm çipura ve 21 cm melanur vardı. toplamda 1,5 kg kadar balık vardı, raporlamaya gerek duymadım.

sabaha karşı alişan kardeşim de geldi sohbet ettik, attık çektik. sabah daha su üstüne başlar başlamaz bir zargana bubble pen 80'e yapıştı. çırpınınca da misinayı kesti :mad: bu ay kaybettiğim 4. bubble pen banghead ama balık uzaklaşmadı suyun içinde bir iki kafa sallayıp sahteyi attı ve sahte de su yüzüne çıktı. alişanın verdiği moral ! eşliğinde rapala skitter pop ile sahte balık avına çıktım. balığın verimli saatinde avı bıraktım sahte peşine düştüm. övünmek gibi olacak ama 7 yıl çalılıkların altına, köklerin arasına, taşların kenarına meps atmam nedeniyle sahteyi nokta atışıyla atarım :D sonunda sahteyi yakaladım ve çıkardım :thumb:

alişan çabuk pes edip gitti, denizde oynak da olmayınca biz de pes ettik ve sahilde şansımızı denemeye karar verdik.
ben su üstüyle, bacanak çapariyle biraz attık ama levrek de yoktu, yalnız barınakta azalan zarganalar sahile toplanmıştı. ahmet abi birini yakaladı ve eline alırken suya düşürdü, zargana tüyü bozup misinaya da çok hasar verdiği için sinirlenip çapariyi değiştirirken ben de intikam almak amacıyla çantamdaki bir zargana topunun arkasına kuyruk bağlayıp zargana avına döndüm :D

bir iki küçük zargana yakalama kaçırma macerası sonunda bir zargana asıldı ki kalama cayır cayır ötüyor. önce kuyruktan falan yakalanmıştır dedim, su sütüne zıplayınca baktım ki kılıç balığı gibi mübarek :eek: kalamayı tekrar ayarlayıp sara sara suyun dışına yürürken bir anda misina boşaldı banghead hah dedim gene alişan dalga geçecek. oltayı toplayınca gördüğüme inanamadım. zargana toğunun halkası kendi ile birlikte kalıba dökülmüş sert plastiktendi. klips delikten geçmediği için misinayı doğrudan bağlamıştım, balık zorlayınca misina topun plastik halkasını bıcak gibi kesmiş idk

tabi kaçan balık büyük olur :D ben arabadan yeni bir top alıp yeni bir takım bağladım ve attım. yine büyük bir balık dolaşıyordu ama saldırmıyordu. mantarı 1 m. kadar sarıp balığı tahrik edince hemen geriye dönüp yemi kaptı, mantarı dibe batırdı. hooked hemen misinanın boşluğunu alıp iyi bir tasma vurdum ve balık çıldırdı, su üstünde zıplayıp duruyor. bu balık da diğerini araymayacak kadar iriydi. ben yine suyun 20 m. kadar içinde olduğumdan kıyıya doğru yavaş yavaş yürümeye başladım. balık misina alıyor, ben de misinadaki gerginliği korumak için yavaş yavaş yürüyüp hafifçe kolu çeviriyorum.

suyun dışına çıkınca balığı yavaş yavaş kıyıya yanaştırdım. balık yorulmuştu ama sığ yere gelince tekrar çıldırdı, o anda balığın iğneden kurtulduğunu hissetim :o abi balık gitti dedim, ama baktım ki hala oltada. balığı havaya kaldırıp misinayı kırmamak için ahmet abi geriden suya girip yavaşça denizden karaya doğru gelip balığın üzerine bastırdı, solungacından yapıştı.

balığı çıkarınca gördük ki benim balık gitti dediğimde iğne gerçekten balığın ağzının kenarını yırtıp çıkmış ve hemen sonra 4-5 cm geriden gözüne saplanmış :eek:

bu balık benim ve ahmet abinin gördüğü, yakaladığı en büyük zarganaydı, internette bile bu kadar irilerini pek görmemiştim. tam 95 cm ve ağırlığı 990 gr :thumb:

kıyaslama için bu balığın başını 65 cmlik normal bir zargananın başıyla yanyana koydum :) sadece kafası 26 cm

http://img145.imageshack.us/img145/6945/dscn4973.jpg

yakalama anı ve sudan çıkarış tam videoluk idi ama teknik imkansızlık nedeniyle sınıfının trofesi olan bu balığı sadece fotoğraflayabildik. :(

http://img839.imageshack.us/img839/34/dscn4968c.jpg



tebrikler bilge. bu hafta bizim yatılı misafir geldi. denize yüzmeye gittik. su o kadar berraktı ki. bu denizde balık sahteye iyi atlamış. 6 tane lewvrek yavrusu gördüm. 30 dakika falan hep aynı yerdelerdi. biraz onlarla oynadım. hatta biri ayağımın yanına geldi akvaryumda hep şahit oluyorum kuma gömülmesine ama birede denizde test edeyim dedim. ayağımı sertçe hareket ettirince levrek yavurusu burnunun dikine hop daldı kuma gömülmesi 1 saniye sürmüyor. bakındım bakındım göremedim. evdekinin ya solungacı yada vücudunun bir parçası görünüyor mübarek nasıl tırtıysa herhalde epey gömdü kendini. elimi atıp çıkartayım çocuklara gösteririm dedim. hayvanın pulu soyulur sonra mikrop kapıp ölür diye ilişmedim
 
tebrikler bilge. bu hafta bizim yatılı misafir geldi. denize yüzmeye gittik. su o kadar berraktı ki. bu denizde balık sahteye iyi atlamış. 6 tane lewvrek yavrusu gördüm. 30 dakika falan hep aynı yerdelerdi. biraz onlarla oynadım. hatta biri ayağımın yanına geldi akvaryumda hep şahit oluyorum kuma gömülmesine ama birede denizde test edeyim dedim. ayağımı sertçe hareket ettirince levrek yavurusu burnunun dikine hop daldı kuma gömülmesi 1 saniye sürmüyor. bakındım bakındım göremedim. evdekinin ya solungacı yada vücudunun bir parçası görünüyor mübarek nasıl tırtıysa herhalde epey gömdü kendini. elimi atıp çıkartayım çocuklara gösteririm dedim. hayvanın pulu soyulur sonra mikrop kapıp ölür diye ilişmedim

deniz çok sakin ve berraktı, dibi görünüyordu. gece de ay tepsi gibiydi, ışık bile kullanmadık çoğu zaman. aslında böyle havalar balık avı için pek iyi değil ama gene de umutlanıyoruz işte. yalnız gece barınak içinde lüferler dişlemedik balık bırakmadı herhalde, ben her ihtimale karşı 4 yaprak sardalya almıştım. lüferleri görünce hemen çantayı karıştırdım ama mantarlı lüfer takımının çantada olmadığını gördüm. onlar da sahteye atlamadı :(
 
deniz çok sakin ve berraktı, dibi görünüyordu. gece de ay tepsi gibiydi, ışık bile kullanmadık çoğu zaman. aslında böyle havalar balık avı için pek iyi değil ama gene de umutlanıyoruz işte. yalnız gece barınak içinde lüferler dişlemedik balık bırakmadı herhalde, ben her ihtimale karşı 4 yaprak sardalya almıştım. lüferleri görünce hemen çantayı karıştırdım ama mantarlı lüfer takımının çantada olmadığını gördüm. onlar da sahteye atlamadı :(

kısmetini almışsın gene. ben zarganayı eskilerde satın alıp yemiştim tadı pek hoşuma gitmemişti. belki pişirme ile alakalıdır ama aksiyon olarak gayet tatminkar bir av yapmışsın. allah bu günleri aratmasın. kısmette yoksa olmadımı olmuyor
 
kısmetini almışsın gene. ben zarganayı eskilerde satın alıp yemiştim tadı pek hoşuma gitmemişti. belki pişirme ile alakalıdır ama aksiyon olarak gayet tatminkar bir av yapmışsın. allah bu günleri aratmasın. kısmette yoksa olmadımı olmuyor

ben de yıllardır zargana yakalarım ama hiç yememiştim. geçen ay birini tadına bakmak için yedim, eti lastik gibiydi :D bunun da kalın yerini kendim yemek için dilimledim, kuyruk kısmını yaprak yapıp dolaba attım.
benim için önemli olan; o, '' her an balığın kaçması korkusu'' nun verdiği '' acele etme '' güdüsünü, mantığın söylediği '' sakin, akılcı ve paniksiz çekiş '' tavsiyesi ile yenebilmek, balığı çekerken yapacağın her hamlenin muhtemel sonuçlarını düşünmek, gerisi mutfak kısmı :)
 
s.a.
hayırlı sabahlar değerli forum üyeleri
mehmet0625 ben evet urfadayım ve sizinle tanışmayı çok isterim
ancak tatlı su balığı avını kesinlikle sevmiyorum
sen bozovada ne avlıyorsun keyif alıyormusun yayın yılan balığı sazan falan var diyorlar durum nsl?
yani ş.urfada balığa gitmiyorumyani daha gitmedim. ama hani alabalık falan olsa kesinlikle düşünmem.
adıyamana giderken fıratın üstünden geçeriz ya orada derimki mutlaka alabalık olmalı çünkü yazın ayağımı sokamıyorum uzun bir süre o suya
ama ne bir kıpırtıı nebir atlama nebir oynama ve de nedebir balık tutan adam hiç hayat yokkkk.
bilge kardeş yavvvv
senin şu jig denemelerini ilgiyle izliyorum. sana haddim olmadan bi tavsiyede bulunsam.
bu küçük jiginin arkasında üçlü vardır muhtemelen.
o üçlüyü ister çıkar ister tut ama sen herkesin kullandığı jig iğnelerinden kullansan bence o büyük balıklardan birini takipte bile tutabilirsin bence dene.
kullandığın jig 5 cm lik se eğer jigi ortalayacak şekilde bir iğne birde 7 cm lik bir kolaa iğne bağlasan belkide denemişsindir neyse bir fikir işte.
bide bilge ile gültekin yav siz tam kamera sahibi olması gereken insanlarsınız. sizden çok şeymi istiyorum bilemem ama şu balık ortamlarını çekseniz kafa lambalığı gibi kamera koyuyorlar şapkalara onlardan alsanız ve bizim gibi adamlara belgesel tadında görüntüller sunsanız.
nese sabah gaza geldik heral selamlar.


*** hemşerim ben son 2 yıldır iskenderunda yaşıyorum ve urfada balığa gitme fırsatı bulamıyorum son yıldır fakat urfada yılanbalığı sazan ve tatlı su kefallerini avlamışım iskenderunu soracak olursan koca deniz her şey var birgün tanışırız ***. sen denizi nerde bulup avlanıyorsun hangi denizde hangi ilde nerelerde nasıl avlanıyorsun
 
abi selamlar
ben yıllarca demirçelikte yaşamış ve büyümüş biriyim
şimdi anlıyorum ki yıllarımızı heder etmişiz.
akıntıdan elimizde poşet içinde ekmek çok çırpan ve karakuyruk tuttuk.
amma o meraların hakkı bu balıklar değilmiş.
canına yanim anlatan olmadı ki
ahhhhhh diyorum şimdi.
ne fırsatlar tepmişiz.
şimdi oralarda keyfmustafa sefa sürüyor.
tanımıyorsanız keyfmustafa diye yazın demirçelik katliamcısıyla tanışın.
Şuanda erzinde oturuyor pederler.bayramdan bayrama ancak o güzelim topraklara ayak basabiliyorum.Şu an için tek hayalim para biriktirip bir tane kano almak.
wildirness yada ocean tipi modern kayaklar var enfesssss şeyler.Bu kanolara çok pratik şekilde yelken falan da takılıyor.
geçen ramazan bayramında gece avı yaptık iii akya aldık şimdi kurban bayramında mersine gideceğim bide incirliyi yoklamak istiyorum.
bide ş.urfada bu kefalleri nerde tutyorlar yada bilgenin bahsettiği balıkları ilk defa duydum ne ola o balıklar.
adıyamanın neresinde tutuyorlar aceb 20 kilo yavvv dile kolayyy
Bilge bizi aydınlat be üstat!!!!!!!!
 
abi selamlar
ben yıllarca demirçelikte yaşamış ve büyümüş biriyim
şimdi anlıyorum ki yıllarımızı heder etmişiz.
akıntıdan elimizde poşet içinde ekmek çok çırpan ve karakuyruk tuttuk.
amma o meraların hakkı bu balıklar değilmiş.
canına yanim anlatan olmadı ki
ahhhhhh diyorum şimdi.
ne fırsatlar tepmişiz.
şimdi oralarda keyfmustafa sefa sürüyor.
tanımıyorsanız keyfmustafa diye yazın demirçelik katliamcısıyla tanışın.
Şuanda erzinde oturuyor pederler.bayramdan bayrama ancak o güzelim topraklara ayak basabiliyorum.Şu an için tek hayalim para biriktirip bir tane kano almak.
wildirness yada ocean tipi modern kayaklar var enfesssss şeyler.Bu kanolara çok pratik şekilde yelken falan da takılıyor.
geçen ramazan bayramında gece avı yaptık iii akya aldık şimdi kurban bayramında mersine gideceğim bide incirliyi yoklamak istiyorum.
bide ş.urfada bu kefalleri nerde tutyorlar yada bilgenin bahsettiği balıkları ilk defa duydum ne ola o balıklar.
adıyamanın neresinde tutuyorlar aceb 20 kilo yavvv dile kolayyy
Bilge bizi aydınlat be üstat!!!!!!!!

ben o tarafın avını pek bilmiyorum ama sitemizde şabut ile ilgili konular çok. bu balık ülkemize özgü, fırat ve diclede yaşıyor. o tarafta genelde turna dense de alakası yok.

http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=13215

http://www.youtube.com/watch?v=9JcrkOxCA-Q
http://www.youtube.com/watch?v=0_myG5umZyc
 
http://www.ustabalikciyiz.biz/forum/index.php?topic=6350.0
yavv bu şabut ne imiş böleeeee
zenginliğijn yanında oturuyormuşum

iskenderunun zenginliğini değerlendirememişsin bari oralarınkini değerlendir ;) ben elbistanda çalışıyordum, buralardaki sularda hangi balıklar var dedim. alabalık var dediler, hemen takım düzüp alabalığa başladım ve bir süre sonra da işi kaptım. şimdi hangi şehirde bir su görsem ordakilere sorarım; burada ne avlanır, ne ile avlanır ? :)
 
bilge kağan a söyledim. öyle alamazsın o sahteyi dedim. Dedikçe gaza geldi, dedikçe gaza geldi. Usta adammış vesselam. Sebat etti ve aldı. Halbuki kara poşeti savursaydı kesin takılırdı. O ustalıkla almayı tercih etti.
 
ahmet kardeş, o dediğin kanolar gerçekten tehlikeli olabilir. Kışın binersen yüzde yüz idrar yolları enfeksiyonu olun. Yazın binersen de deniz anaları ayağını bacağını yakar. az bişe çırpıntı olsa. evet, su alma derdi yok, dalganın içinden bile gidiyor vidyosunu izledim. Fakat birincisi çok pahalı bin liranın üstünde hep, ikincisi de ayağa kalkamıyorsun, cep telefonu götüremiyorsun, ihtiyacını nasıl yapacaksın. hep ayağını uzatmak zorunda olacan o da ayrı. Bilemiyorum yani. Daha çok göl içinmiş gibi geldi.
 
bu balık benim ve ahmet abinin gördüğü, yakaladığı en büyük zarganaydı, internette bile bu kadar irilerini pek görmemiştim. tam 95 cm ve ağırlığı 990 gr :thumb:

kıyaslama için bu balığın başını 65 cmlik normal bir zargananın başıyla yanyana koydum :) sadece kafası 26 cm

http://img145.imageshack.us/img145/6945/dscn4973.jpg

yakalama anı ve sudan çıkarış tam videoluk idi ama teknik imkansızlık nedeniyle sınıfının trofesi olan bu balığı sadece fotoğraflayabildik. :(

http://img839.imageshack.us/img839/34/dscn4968c.jpg

Deyme raporlara taş çıkartacak bir sunum, ama gel gör ki Bilgecan mutevazi bir şekilde bölge sayfasına eklemişsin.:o

Emeğin, çaban, amatörlük anlayışın her türlü taktirin ötesindedir. Rabbim gönlüne göre versin gurban.;)
 
Deyme raporlara taş çıkartacak bir sunum, ama gel gör ki Bilgecan mutevazi bir şekilde bölge sayfasına eklemişsin.:o

Emeğin, çaban, amatörlük anlayışın her türlü taktirin ötesindedir. Rabbim gönlüne göre versin gurban.;)

abi yakaladığım diğer balıklar genelde küçüktü, rapor açmaya değmezdi, bir zargana için de rapor açmadım. malum millet lüferleri palamutları dizi dizi yatırıyo, bizimkisi trofe de olsa sonuçta zargana :o

iyi dileklerin için teşekkkürler, Allah senin de gönlüne göre versin.
 
bilge kağan a söyledim. öyle alamazsın o sahteyi dedim. Dedikçe gaza geldi, dedikçe gaza geldi. Usta adammış vesselam. Sebat etti ve aldı. Halbuki kara poşeti savursaydı kesin takılırdı. O ustalıkla almayı tercih etti.
poşeti oraya atmanın imkanı yok, ne kadar hızlı savursam 3 metreden öteye geçmez. eskiden beri kırdığımız çaparileri, sahteleri at çek yöntemiyle alırız. aslında çapari ile daha kolay alınır, onunla uğraşmayı da ben sevmem.

birader hani '' dıt '' layıp yanımızdan geçtin ya, az dursan güzel aksiyonları canlı olarak izleyecektin. neyse en azından barınakta bubble pen'e yapılan takip ve saldırılardan bir ikisini ve zargananın misinayı kesişini gördün. inşaallah tekrar av yaptığımızda balık olur da su üstü ile balığın yakalanış anını canlı olarak izletirim.

imkan olsa bir kafa kamerasıyla kayıt yapıp ekleyeceğim ama bu iş için yapılmış kameralar pahalı, kendi fotoğraf makinamı kullanmak için de uygun aparat yok :(
 
poşeti oraya atmanın imkanı yok, ne kadar hızlı savursam 3 metreden öteye geçmez. eskiden beri kırdığımız çaparileri, sahteleri at çek yöntemiyle alırız. aslında çapari ile daha kolay alınır, onunla uğraşmayı da ben sevmem.

birader hani '' dıt '' layıp yanımızdan geçtin ya, az dursan güzel aksiyonları canlı olarak izleyecektin. neyse en azından barınakta bubble pen'e yapılan takip ve saldırılardan bir ikisini ve zargananın misinayı kesişini gördün. inşaallah tekrar av yaptığımızda balık olur da su üstü ile balığın yakalanış anını canlı olarak izletirim.

imkan olsa bir kafa kamerasıyla kayıt yapıp ekleyeceğim ama bu iş için yapılmış kameralar pahalı, kendi fotoğraf makinamı kullanmak için de uygun aparat yok :(

Levrekçi Kadiroviç gayet ucuza modifiye bir kafa kamerası icat ettiydi. Aparat maparat öyle bulunmaz şeyler değildi hatırladığım. Senin de elinden her iş geliyor maşallah. Bir bakıversen.:)


"Mesele; sıra sıra dizilen balıklar değil yeğen, mesele; olmayanı sıraya dizmektir. 97 cm. zargan bu, boru değil yeğen." dermişim.:) :p
 
Nuri abi, Bilge Kağan ın edebiyatçı yönü de var. Orada "bilmem nenin bilmemne anında bilmem ne olmasıyla bilmem neyi denge kurabilme bilmem nesi" diye böyle şimdi tam hatırlayamıyom, süper tarif etmiş. Dedim helal olsun. gugıldan bi tarayım, kopirayt kendine mi ait, başkasına mı. Balıkçılıkla ilgili kitap yazsa olur bence. Betimlemeleri kalbur üstü. "Güney Balıkçılığı" ya da "Çukurovada Balıkçılık" filan diye bir kitap yaz.
 
Haklısın.
Sen o gün, o sahteyi,
Kara poşet yırtığı ile alamazdın.
Alamazsın.
 
Levrekçi Kadiroviç gayet ucuza modifiye bir kafa kamerası icat ettiydi. Aparat maparat öyle bulunmaz şeyler değildi hatırladığım. Senin de elinden her iş geliyor maşallah. Bir bakıversen.:)


"Mesele; sıra sıra dizilen balıklar değil yeğen, mesele; olmayanı sıraya dizmektir. 97 cm. zargan bu, boru değil yeğen." dermişim.:) :p

abi ben de eski kafa lambalarından bir aparat yapma projesindeyim, elimden öyle delme takma, çakma işleri gelir çok şükür :)

inşaallah levrekli lüferli bir av olur da ona rapor yazarız
 
Nuri abi, Bilge Kağan ın edebiyatçı yönü de var. Orada "bilmem nenin bilmemne anında bilmem ne olmasıyla bilmem neyi denge kurabilme bilmem nesi" diye böyle şimdi tam hatırlayamıyom, süper tarif etmiş. Dedim helal olsun. gugıldan bi tarayım, kopirayt kendine mi ait, başkasına mı. Balıkçılıkla ilgili kitap yazsa olur bence. Betimlemeleri kalbur üstü. "Güney Balıkçılığı" ya da "Çukurovada Balıkçılık" filan diye bir kitap yaz.

yahu ne yapalım, balık olmayınca edebiyat oluyor. keşke balık olsa da sadece fotolar konuşsa ;) kitap için daha çoook yolumuz var, baksana vedat abiye, adam saçını sakalını ağarttı
 
Back
Yukarı