daha önce yemiştim kızartmasını güzeldi tavuk gögsü gibi eti fakat mangalda şiş yap çok güzel oluyor dediler bende soydum temizledim etini alıp soslayıp kuşbaşı halinde buzluğa attım mangalı yakacağım zaman şiş yapacam bakalım şişi nasıl olacak görüntü yumuşaklık tavuk gögsü gibi birşey fakat lezzet daha farklı
çok yakaladığım ama yemeyi hiç düşünmediğim bir balık. ama bazı büyük marketlerde temizlenmiş halde satıldığını biliyorum.
biz de cumartesi günü havanın durumunu iç açıcı görmeyip pazar günü gitme konusunda kararsızdık. pazar sabahı hava açık gözükünce yola çıktık ve saat 7 civarında barınağa vardık. emrah ( muratalp ) arkadaşımız erken gelmiş ve atçek yapmış, baraküda33 ( serkan ) arkadaşımız da sabahlamış ama balık yok. sadece boru kurduyla avlanan bir arkadaş mırmır, çipura, minakop karışık birkaç kilo balık avlamıştı.
barınağın içinde yine kovalamaca vardı ama at çeke rağbet olmadı. dışarıda ise yine zarganalar cirit atıyordu. 3 ya da 4. atıştı sanırım birisi yapıştı ve su üstünde epeyce dans ettikten sonra kendini kurtardı.
durum kendini belli edince bacanak buradan bize ekmek yok, balık varsa .......da vardır dedi. ( neden yeri belirtmediğimi az sonra yazacağım )
malum yere vardık ve at çeke başladık. deniz o kadar durgundu ki metrelerce ötedeki canlılar bile net şekilde görülüyordu. sağımızda solumuzda çok iri balıklar sıçraya sıçraya kaçışıyor, su çok durgun ve cam gibi olmasına rağmen bu da bizi umutlandırıyordu.
bacanak önce çapariyle başladı ben de su üstüyle. çapariye ispendekler atlıyordu, su üstüne ise yine zarganalar musallat oldu. o ara büyük bir balık birkaç defa bacanağın çapari mantarına saldırdı. bunun üzerine ben popperlarla atmaya başladım, ama ne hikmetse balık popperlara değil çapari mantarına saldırıyordu. ben yine bubble pen atmaya başladım ve o büyük canavar bir anda hışımla sahteye saldırıp suya gömdü ve ben de tasmayı çaktım ama malesef sahte fırlayıp yanıma geldi banghead
etrafımızdaki bu kaçma, kovalama, saldırı işleri sabah 9'dan öğlen 1'e kadar devam etti. biz de ısrarla attık çektik. bir ara jig atarken 10 m. kadar ilerden 400 gr. civarı 8 -10 balığın yunus sürüsü gibi sudan oldukça yükseğe sıçrayarak bana doğru geldiklerini gördüm.
ben belime kadar sudaydım ve balıklar hız kesmeden geliyordu. sonunda önüme geldiler ve üzerime doğru uçtular

ben balıkların gözüme çarpma ihtimaline karşı yüzümü kapayıp yanımı döndüm ve balıklar sağımdan, solumdan, ikisi kafamın yanından geçip suya düştüler. artık çektiğim jigden mi ürktüler yoksa avcı mı sıkıştırdı bilemiyorum ama elimle yakalayacak kadar yanımdan zıpladılar.
balıklar gagalı sardalya dedikleri alt gagası uzun balıklardandı , hepsinin plakasını aldım
biz at çeke başlarken kıyıda yemli avlanmaya çalışan iki genç vardı, onlara bazı konularda tavsiyede bulunmuştuk, onlar da uygulamışlar. malesef biz tekrar yanlarına gittiğimizde boyu 20 cm ya gelir ya gelmez 5 tane ispendek, çok daha küçük birkaç gümüş ve 10 cmlik bir çipura yakalamışlar. balıkları büyük bir kovaya koymuşlar ve oldukça iyi durumdaydılar, bıraktırmak için uğraştıysak da olmadı razı edemedik. demek ki bazılarını bırakacaksın boş yere uğraşsın dursun.
özelte bu hafta da balık yok
kıyıda sıfır noktasında, o kadar çok ispendek vardı ki, inşaallah onların hepsi büyür ve baba levrekler olurlar. site içinden ve dışından ispendekleri avlamak için gidebilecek kişileri de düşünerek mekanı belirtmedim.