Dün gündüz saat 12 gibi babam aradı. Tekneyle balığa çıkacakmış, istersen gel dedi. Aslında çok yorgundum ve çok da işim vardı. Ancak Alageyik filmindeki Cüneyt Arkın misali aldım malzemeleri düştüm yola.
Yem olarak karides, biraz da sardalya aldım. Aslında babamlar hep karidesle avlanıyor. Sardalyayı sadece deneme amaçlı aldım.
Saat öğleden sonra 2 gibi denizdeydik. Motorumuzun sesi hoşumuza gitmedi. Karbüratörde sorun olma ihtimali yüksek gibi geldi. O nedenle çok fazla uzaklaşmadık. Yaklaşık 30 metrelerde falan bir merada oltalarımızı attık. Sağ taraftan el oltalarını sol taraftan kamışları indiriyorduk suya. İki kişi toplamda dört olta. Yalnız ben kamışa büyük parçalar halinde sardalya taktım. Vurursa düzgün bir şeyler olsun dedim. Yaklaşık 3 saat avlandık. Bu süre içinde el oltaları daha çok iş yaptı. Babam 2 kg kadar tuttu, ben de 1 kg kadar tuttum. Sonuçta tek olta ile avlanmıştım. Sardalya ile 3 adet balık alabildim. 2 adet kılkuyruk dediğimiz evrim geçirmiş balık, 1 adet de fotoda görülen kırlangıç. Sardalya pek iş yapmadı, denemiş yanılmış oldum böylelikle...
Babamın tuttuğu bir çuprayı canlı olarak bıraktım. Bir iğneyi sırtına birini de kuyruğuna geçirdim ve attım. Balık doğal olarak dibe gitti. Bir ara çekip zargana topu bağlayayım, su üstünde kalsın dedim ama bu yöntemden pek umudum olmadığından üşendim.
Tekneyi saat 5 gibi karaya aldıktan sonra kıyıdan yaklaşık 100 metre açıkta bayağı iri balıkların hopladığını gördüm. Oysa kaşık ve Daiwa sahte ile sırtı da çekmiştim ama kısmet.
Balıklar çoğunluğu kılkuyruk olmak üzere, kırlangıç, çupra, gümüş idi. Her balığa gittiğimde şöyle foto çekeceğim böyle foto çekeceğim diyorum ama yine foto açısından kıt bir av oldu.
Herkese rastgele...
tekne avlarını sevmiyorum illa bir aksilik oluyor. takdiri ilahi. kısmet nedersin yinede paylaşım için teşekkürler