19 Ağustos Cuma gününden bu yana yok idim. Aslında var idim demem lazım Çünkü ben sevdiklerimle varım, yani memleketimde varım, sevdiklerimle varım ve balıkla varım.
Kıymetli dostlar. Ramzan Bayramına kadarki 10 günlük süreç, niyetlendiğim gibi gece arsuz-iskenderunda balık avı, gündüz ise belen yaylasında uyku şeklinde geçmeyip,
bu yaylanın soğuk esmesinden dolayı ilkin anneannemin, sonra babamın, bizim hanım, oğlanın ve kızımın şiddetli öksürük eşlikli üst solunum yolu enfeksiyonlarına üzülmekle geçti.
yirmialtı ağustos günü, ankaradan eniştem ramazan geldi. ankarada sazan ustasıdır. kendisinin denizde pek nasibi yoktur. geçen sene yüz gramlık bi ispendek ve 30 ar gramlık bir sürü yaladermayı saymazsak yani.
yirmisekiz ağustos gecesi karayollarına ait mi acaba bilemiyorum, suya yüz yüzelli metre giren bi iskele gibin neyim bir yer var. oraya girdik. teraviden sonra 23.00 gibi olta atabildik belki 23.30. kaç kişi miydik. iki arabada toplam 7 kişiyle 23.00-04.00 arası bir kiloya yakın balık tuttuk. yani normalde bir kişinin tutacağı balığı yedi kişiyle tuttuk. ben hiç alamadım. tuttukları en büyük balık 150 gr karakuyruk idi. bundan yaklaşık 5 tane aldık. acayip rüzgar vardı.
Ertesi gün ateşli ve öksüren kişilere bakanlara yardım ederek geçtiğinden, gündüz uyuyamadık yani. ertesi sabah erkenden belenden erzine gittik. midye toplayıp çarçabuk dörtyol barınağına yola çıktık. fakat barınağa geldiğimizde saat malesef 07.30 idi ve sanırım bu saatte balık olmaz. burunlarını dışarıya çıkarmış yüzlerce kefal gördük. bu türü hatırladım. erzinde bunları sapanla vuruyorlardı biz çocukken. burunlarını dışarıya çıkarttıkları için... kökünü kuruttuklarını sanıyordum, fakat tekrar ortaya çıkmalarına sevindim. fenerin arkasından açık denize doğru atalım midyeleri dedik. belki bu yeme yabancı olan balıklar ilginç bulup atlayabilir diye düşündük. kimse atlamadı. bense pro catch sahtemi daha ilk sallayışımda takip aldım. bence barakuda idiler. iki kişiydiler gelenler. beeembeyaz dişörtümü görünce gerisin geriye kaçtılar tabi. ne bileyim ben, daha yeni ayak basmıştım kayalığa, saat 08.15 te takip almam da olası değildi belki fakat yirmi atış yapmama rağmen hiç takip almadım ondan sonra.
Burada tek tuttuğumuz şey, yani midye ile şu acayip karidesi tuttuk ya da deniz çıyanı diyesim geliyor. hayvanın iki gözü böyle iki adet direğin ucunda, 360 dereceyi görebiliyo bence bu hayvoş
http://www.youtube.com/watch?v=iNacQ141fYI
bayramın ikinci günü sabahı erkenden gidek dokuzda gelek hesabı balığa çıktık arsuza. on santim boyunda fosforlu sahtesiyle balık çiftliğinin kumluk koyu var, iki tane de küçük tekne var böyle can simitli o koydan baraküda çektik altı kişiyle iki araba gene. bir tane baraküda şaşal boyunda değil idi. geri bıraktık. bu avda hoşuma giden, sahte ile balık tutuluşuna ömrümde ilk kez şahit olmam idi.
ertesi gün de ramazan erzin burnaz kumsalından şu lidakiyi yakaladı karidesle. 15 metre ileriye attı oltayı.
http://www.youtube.com/watch?v=H9M598T5tRI
ben yine 40 gramlık çatalkuyruklar tuttum. botumu götürmedim, götürseydim buraya koyacak resimlerim olacağına emindim fakat. her neyse.
Büyük İğne Yoktur, Küçük Balık Vardır !