Dostlarım;
Uzunca bir süredir bizim foruma bakmıyordum. Yani genele bakıyordum Türkiye çapında. çünkü bizim forumdakilerin yarısı dörtyol dışında yani gurbette. Ah ulan deniz bi elime geçse, dörtyol bi elime geçse diyen gurbetçiler... e gültekin ise işi gücü var fırsat buldukça balığa gide fakat yağmurlu havada buz gibi zannetmiyorum hasta olmaya çalışsın.
Bense gurbette değilim çok şükür, fakat adanadayım. o da bir gurbet çeyrek gurbet sayılıyor. denize "1 saatten uzak" kişileriz. ben mesela tuttuğum balıkları, ortalama iki haftada bir barınağa gelebilerek aldım.
O antalyadaki çanakkaledeki adanadaki izmirdeki ustalar, hergün balığa giden adamlar.
mesela bizden mahmut bey kardeşim, zannetmiyorum gurbette olmasa, günde ortalama yarım kilo balığı var.
hele ölü ama taze karides ve sardalya ile barınaktan garanti balık alabilen ve bunu nasıl yapabildiğini gerçekten merak ettiğim yakup ? ben de kaç sefer sardalya karidesle barınaktan olta salladım. fakat, ne vuruş aldım ne bişe... zaten yem attığım anda biri düşüyor. hiç böyle oltayı çekip de yemli geldiğine şahit olmadım. belki de şeker tuz kombinasyonu karideste hayatîdir. bilemiyorum.
nasipli adamlar bunlar vesselam. işte gültekin. hisleriyle alır. şansıyla alır. yeni oltasıyla alır. eski oltasıyla alır. yeni owner iğnesiyle alır, kayaların arasından alır, alır. çupra katili !
Hepimiz bir yana, ama şu yeni tanıdığım tomas biraderi tek geçtim.
==-Balık tutamama raporumdur==-
Bu hafta sonu memlekete gittim. meteoroloji kesin yağmur diyodu. önümüzdeki beş gün hem de. tüm yurt gıp gri idi. umutsuzca uyudum cuma gecesi. sanki sabah yağmur yağmayıp güneş açıp da ben levreğe mi gidebilecektim barınağa? uyudum. Cumartesi olmuş.
Bi uyandım. saat yedi gibi. o da ne ? güneş hüzmeleri görüyorum. hayret ettim. "böyle giderse balığa çıkabileceğim diye düşündüm. hemen ardından hadddilenn dedim güldüm. bulut çoktu. aradan geliyodu ışık. güya ilk fırsatta rapala max-rap imi indirecektim suya, power line 0,30 ve ucuna 0,35 lik xtreme florokarbon misinalı ucunda kırmızı kafalı max-rap ımı... öğlen oldu, hadee saat iki oldu hala güneş. tamam dedim, kimse beni tutamaz. ben balaa gidiyorum.
Hayret. Balık tutarken baktım, (yani tutamazken, gerçi olta atan elli kişi de tutamadı ayrı) deniz 3-5, barınak içi 2-4 ama rüzgarlı, su bulanık... takip eden balıklar görünmeyecek, ayağının dibine kadar sokulmazsa tabi. (normalde saat 7 buçuktan sonra barınak içinde sabah, 20 metre uzaktaki levroları bile görürsün kıyıdan, (güneş varsa ve dış deniz de 2-4 olursa yani. çünkü dış deniz 2-4 olursa, barınak 1-2 olur. dış deniz 3-5 olursa, barınak 2-4 olur. dış deniz 5-7 olursa, barınak içi 2,5 - 4,5 olur.)
TOMAS'ın raporunu görünce dövündüm. kafayı yedim diyebilirim. gerçekten dövündüm yani.
yani ben 3-5 lik havada barınak içinden ümidi kesmişken
benim rapala yı 5-7 lik denizde kıyıdan atçek yapmadığıma üzüldüm.
TOMAS birader!
bu avı saat kaçta yaptınız ? ona göre ben de bir fırsatını bulup deniz 9-8 bile olsa gidecem.
Sahtenin levreğe iş yaptığını bu kıyılarda ben de görmedim emin. (Ben de dörtyol damadıyım. aslına bakarsan pek bi farkı da yok

Buralarda hadi, "silikonla aldım" diyen çok. ucunda ağır bir şamandıra, arkasında beyaz simli küçük üç silikon, üçlü balık sürüsü gibi geliyo. onla levrek tutan çok kişi var.
Ama sahteyle tutan bizim buralarda ilk defa Bilge ustada görüyorum. (Ha bir de, emekli Metin abi var, 15 liraya dörtyoldan aldığı sahte ile 2,2 kg lık çatalkuyruk (çıplak) tutmuş bir ay önce. yer şey, deliçayın döküldüğü boğaz denize. mahmut bey demiş sahteyi deliçay boğazında taktırırsın, kesinlikle doğru. ama o taktırmamış. nasıl bir sahte bilemiyorum. sorarım.
Helal olsun diyorum. Bilge, tuttuğun balıkları, administratorumuz yakup'un bilgisi dahilinde genel foruma da atarak yüzakımız olur musun ? (sen bilirsin tabi)
2- balıklar havyarlı mıydı. çünkü havyarlı balığı eve getirirsem tüm canlılara aşırı merhametli bizim içişleri bakanından dayak yeme riskim var da. cevabı özelden yazsan da olur.

3-benimki okuma alumina 2.10. bu kamış beni çarpar mı yıldırımda? Allah hepimizi muhafaza eylesin, bir balık içün ölmeye değmez de o yüzden diyom.
Yav yakup! taze karides ve sardalya ile şansını deneyip de havasını alanın haddi hesabı yok bu barınakta. (ben de bunlardan biriyim.) gültekin de alıyor. hadi o boru kurduyla da aldığı oluyor. ama sen ne tür iğneye ne tür karidesi sardalyayı nasıl takıyorsun da nereye sallıyorsun oltayı da, arka fonda aygaz manzaralı yirmi otuz balıklık sergiler açıyorsun da poz veriyorsun. Bunları şubatta etraflıca öğretirsin bize kısmet olursa. mahmut beyden de aksiyon öğrencez. sanırım bilge beyden de
bu işin ustalığını öğrenecez.
Emin maddi durumun iyiyse daiwa saltiga minnow da al. absürt sarı renk de olur. ben bi tane kaptırdım barınağa, kurban bayramında. büyük bir kiloluk turnayı alan yem bir daiwa saltiga minnow idi. absürt sarı idi. modeli forumda var, unuttum.