arkadaşın yaşadığı hazzı ve heyecanı düşünemiyorum. sonbaharda sık sık botla açılıp 400 -500 gr çipuralar yakaladık. onların yaşattığı adrenalin bile bambaşka, oltada çipura oldu mu gelişinden belli oluyor.
benim 1,2 kglik çipuraya gelince :
geçen yaz ilk kez is-demir sitesine gitmiştim. orada oturan bacanağım beni site içerisinde tatlısuyun denize karıştığı yere balığa götürdü. ben at - çek yapıyordum, çok güzel dalgalı bir deniz vardı. önce alabalık avında kullandığım düşük atarlı 1,60 boyundaki spin kamışla levrek için hafif sahteleri denedim. rüzgar olduğu için daha yüksek atarlı kamışı alıp onunla devam ettim. o sırada bizimle beraber gelen siteden bir abimiz yemli ile avlanıyordu. ben de düşük atarlı kamış dışarda duracağına suda dursun diyerek 50173 owner 4 no iğneye bütün karides taktım, ağırlık olarak 6'lık inşaat çivisi bağlayıp yaklaşık 8 - 10 m uzağa attım ve yere sabitleyip zil taktım. sonra yine sağa sola at çeke devam. o arada zilin sesini duyup baktım benim kamış devrildi. bizim yemli ile avlanan abi kamış suya gitmesin diye hemen yakaladı. ben elimdeki oltayı bırakıp, balığı çıkardım. o ara yanımızda 3 - 3,5 m'lik oltalarla kefal avlayan ve benim oltaya gülen arkadaşlar vardı. koşarak geldiler ve dediler ki; birader biz senin oltanın boyu ile dalga geçiyorduk ama çok iyi iş çıkardı. ben de dedim ki ; arkadaşım önemli olan kamışın boyu değil işlevidir
o gün at çek ile iki adet levrek, yemli ile bir çipura bir de yarım kiloluk küçük lagos yakaladım ama lagos oltayı mideye indirdiğinden serbest bırakamadım.