Dörtyol/İskenderun/Arsuz/Samandağ/Hatay Hattı

herkese iyi günler. bende sitedeki ilk av raporumu yazıyorum.osmaniyeden bir arkadaşımla pazar sabaha karşı ava çıkmaya karar verdik.nereye gideceğimiz bir muamma tabii.zaten oda acemi sayılır.yeni yeni benimle birlikte balığa merak sarmış bi arkadaş."sen ne dersen onu yaparız" cinsinden.neyse ben kafamda bi plan oluşturdum.boru kurdu alacaktım.hem canlı yem hemde atçekle deliçayın ağzına gidecektim.plan buydu.cumartesi boru kurtlarını aldım hazırladım.daha önceden aldğım iki adet seahorse marka biri kırmızı kafalı beyaz sahte , diğeri kefal benzeri iki sahtem ve çapari allah ne verdiyse atıp çekerim dedim. bu arada üniversiteden arkadaşım aradı.
-emrah ne yapıyorsun
-iyiyim kardeş osmanıyedeyım evdeyım sen nasılsın (arkadaş adanada)
-bende ıyıyım saol.ya pazar gunu evdeysen hanım cocuklar sıze geleceğiz.
-ııı.şeyy. tamam kaç gibi gelirsin (bu arada ben dedim yattı bizim balık programı.kendı kendıme uzuluyorum bı yandan)
-9 10 gibi gelirim.
-tmm bende gece balığa gidecem .o saate dönerim.
-NEEE. balığamı gidecen.bensizz hıı.hemen şimdi çıkıp bende geliyorum. :))
-tmm kardes gel buyur.
işte böyle bir dıyalogtan sonra takımı 3 e çıkardık. neyse miasfirler geldi yedik içtik.gece saat 2.20 da cıktık yola. deliçaya vardık.deniz güzel.ben hemen kamışların ayaklıklarını çaktım oltaları yemledim uclarına zilleri takıp dizdim.ama bölge kayalık.ilk kez gidiyorum deliçaya.her attığın takılıyo.yok dedik bu böyle olmayacak.napalım napalım.yer değişelim.bizi paklasa paklasa dörtyol marina paklar hesabı düştük yola.saat 5 e 8 var uzun kısmın ucundayız. yine aynı yemledim dizdim kamışları.cıkss.ne gelen var ne giden.oltalara tık yok. saat 6 gibi ben takımı hazırladım.arkadaşlar siz takılın ben at çeke başlıyorum dedim.neyse kırmızı kafa seahorse la başladım.tahmini 20 25 . atış.oda ne bi ağırlık bindi makinaya.tmm dedim.başardım.çok uğraşmadan rahatça yaklaştı balık.tam kıyıdan çıkaracam kayaların dibinde arkadan bişey geldi oltaya takılan balığa saldırdı coffff.geri döndü gitti.ama balığımı yedirmedim :D tek parça olarak kıyıya aldım.bu şaka tabii keşke alsaydı ama ne olduğunu bilmiyorum lakin iyi büyüktü.kofana olma ihtimali var bence. neyse bi heycanla at çeke devam.etsemde yem değişsemde başkaca birşey yoktu günü tek baraküda ile bitirdim. 50 cm civarı.resim var ama nasıl yükleyeceğimi bilemedim.resim yükleme konusunda yardımcı olursanız onuda yükleyecem. :D. herkese iyi haftalar
 
botu tamr ettim şişirdim 1 adet daha. indirdim şişirdim kçüküç brtane daha. indirdim şişirdim bir tane daha vazgeçtim bunla adam denizin ortasında kalı dımdızlak dye

Hayırlısı be.
www.avburada.com un sürpriz yapmasını bekliyom.

aslında benim var bi explorer 2 kişilik intex.
hafta sonu tam da senin işaret ettiğin yere gidip atacam. sülünes de atacam
bak mırmır yapıyormuş. iğnelerin owner birine sülünes, birine karides birine de dardanelles takacam.
 
Hayırlısı be.
www.avburada.com un sürpriz yapmasını bekliyom.

aslında benim var bi explorer 2 kişilik intex.
hafta sonu tam da senin işaret ettiğin yere gidip atacam. sülünes de atacam
bak mırmır yapıyormuş. iğnelerin owner birine sülünes, birine karides birine de dardanelles takacam.

o dediğim yerden ben yaza girerken harmadar yavrusuda yakalamıştım alişan.şimdi tam harmadar zamanı.

emrah tebrikler bu arada. devamı daha büyükleri ile gelir umarım
 
emrah tebrikler bu arada. devamı daha büyükleri ile gelir umarım[/QUOTE]

teşekkürler gültekin bey.herkes balık tutar inşallah.bide bu resim ekleme konusunda yardımcı olursanız çooook sevinecemm.banghead
 
İyi günler değerli dostlar
tekrar adanaya geldim. :(
Hayırlısı...

Cumartesi sabah 5 te Dörtyol barınağa geldim. Yakuptan öğrendiğim Rapala max-rap, iki adet de dartvader miydi bi karadenizli levrek ustası var forumda , onun dediği strike pro lar var. dokuzar santimlik, birisi mahmuttanöğrenip aldım, popper çıktı. Hani şu su üstü baloncukçu... öbürü ise şey EG bilmem ne ama renk kodu 0005. Sabah barınak ucundan atış yaptım, sadece tasmalama olayının gerekliliğini anlamama ilk defa bu kadar yarayacak bir saldırı aldım. tesmeleyemeyince hayvan kaçtı. :)

Saat artık on muydu neydi dokuz muydu. düşündüm. yirmibeşlik misina takılıydı. rapalam 15 metreyi geçiyordu. fakat diğer 8 gramlık ve yine düşük gramlı yemleri deneyemiyordum. dedim, şu onbeş günlük sıfır yirmibeşlik misinayı avucuma sararak toplayım bağlayıp çantaya koyayım. şu sıfır yirmi ikilik powerline xtreme misinayı sarayım. otuz metre otuzbeş metre sardım. sonra yemleri bağladım. Ana ! Çektirince çıttt kopuyo, çektirince çat kopuyo. Makaraya iki saatte sardım. şimdi tekrar yerinden çıkarıp, çantadaki 270 metresi kalan 300mt lik powerline 0,22 lik misina makarasının ek yapayım kördüğümle geri üstüne gevşek sarayım tekrar 299 metre olsun. dedim. sardım. Belki yazın yaşarsak lazım olur. kıyıdan gümüşe sallarım. her biri 40 gr 30 gr gümüşlere... iğneye bağlanışından da iğne düğüm yerinden de ümitsizim fakat, ne bileyim. iktisat duydum bir an... (İktisat duydum lafa bak Nuri abi :) )

Akılsız başın cezasını eller çektikten sonra, düşündüm. çekeri 9 kg yazıyo. elle test yaptım. canavar gibi. esneme yok. buna karşın koparamıyorum. anladım ki, yemin takılı olduğu yer, misinayı kestiriyor. ne yapsam ne yapsam. düşündüm. aklıma bir fikir geldi. yau kafasız adam, sende 035 lik görünmez misina var bagajda. git onu ona ekle bi test yap. bunun üzerine kıyıya tekrar yürüdüm yirmi dakikayı geçti.
Kıyıya geldim, elime sarıp poşete attığım misinanın içinden 0,35 lik xtreme miydi marka fc misina kalıntısını buldum. 0,22 POWERLINE EXTREME ile yakubun öğrettiği Albright düğümü ile sarıldırttım birbirlerine. el testi yaptım kopmadı. önkol testi yaptım, dirsek testi yaptım ıh ıh. canavar ! e dedim alişan sala! gel dedim taşın bira şişesinin çamurun içinde güneşte&soğukta bu misinayı makaraya geri sar şimdi. önce bir buçuk metre kadar FC misina kestim, 300 metre powerline 0,22 lik misinayla başgöz ettim. fakat düşününce ne kadar beyinli (!) bir adam olduğumu anladım. FC misina oltanın ucunda olmalıydı. leader olacaktı yani. Türkçesi lider. O halde dedim, ek yerine kadar sağdırmam lazım makarayı. bu da nerde olur. arabanın içinde değil. kıyıya sağarım dedim. kum bişe etmez misinaya. hem adam da yok.

Sarabilmek için kayanın dibindeki deniz kenarına indim. misinayı güzelce ayağımın dibine (çakıl var, taş var, kum var, bira şişesi kırığı var bu bölgede, çerçöp de var herşey olur annycaan) sağarak kumların üzerinde yürüyordum. ek yerine gelince duracaktım. Sağarken bikaç telefon geldi onlara cevap verdim. düzgün de sağamadım. birisi görseydi bu adam ne kadar acemice geziniyor kıyıda derdi. ne yaptığı belirsiz. En son başardım. güzelce sağarken, resimlerinden gültekin olduğunu anladığım şahsı gördüm. %100 emin olmadan da gidip meraba demeye cesaret edemedim. Dedim, Tekin olsa, botla ne işi var. evet, kıyıya bir bot seriyor, bana rastgele usta, var mı birşeyler diyor, Alişan mı yoksa ! diye soruyor, evet merhaba cevabını aldıktan ve birkaç kelam ettikten sonra (arası 35 saniye) bir yandan da kendisine bozuk 25 TL lik sarı renkte elle şişirme pompasını överek kakalayan bir satıcıya olan sitemini dile getiriyordu. Çok sinirlenmişti. Deniz 1-2 idi. 2 temmuzdan beri bu deniz hiç böyle olmamıştı. Kıyıda sadece fırş! fırş! beş santimi geçmeyen köpürcük oynamaları var idi. demir atmıyordu kayıkçılar... Ve Tekin, bu 1-2 denize açılamayacaktı. Çok yazıktı. Ne acıydı bilemezdiksindirsinizdi.

Salo dayıdan pompa getirdi. Ağzı tiftik olmuş, uymadı, hava kaçırdı. Ağzını uyumlandırdı. (Mustafa uyuyordu evde, daha açmamıştı) ben de tuttum pompanın bağlantı yerlerini, o popma yaptı. olmadı. birden aklıma arabanın bagajında benim pompa var mı diye geldi. baktım, iki pompam da evde idi. bizim minik oğlan bi ara altına af buyrun çok kaçırıyordu, dedim buna bi şişme yatak alayım. yatağı şişirdikten bu yana Allaha şükür çocuk işemez oldu hamdolsun. neyse bu yatak artık kızılderililerin zıpzıp oyunu yeri oldu. bi de benim botunki var. İki. ikisi de evde kalmış dedim. Ama o da ne. motopomp var bagajda, çakmaklıklı. 2004 yazında ankara realden almıştım. hiç kullanmadım. ilk kez bu yaz 2011 haziranında temmuzunda benim botu şişirmeye çalıştım, ıh ıh, çalışmadı. bekleye bekleye bozuldu tabi dedim, üzüldüm. ilk aldığımda brodveyimde denediydim, potopoto çalışmıştı.

2001 yazında denediğimde, lambası yanar ya hani, çakmaklığa soktuğun herhangi bir aletin, ilkin çakmaklığa 3 cm 5 cm uzaklıkta ışığı bi yanar, der ki alet, ben çakmaklıktan enerji alabiliyom. ıh ıh. hayat belirtisi yoktu. üzülmüştüm. 36 liraya aldıydım 2004'te. şimdi pul oldu gerçi, ayağa düştü bunlar.bi yandan da, Allah gerek etmemiş, hiç yolda belde tekerimi patlattırmamış Allah, diye de sevindim şükrettim. Bozulmuş bekleye bekleye :) dedim mühendis adamsın. tamir edebilirsen bi motopompum var potopoto şişiririz dedim. getir bakiym dedi. içimden diyom ki, adam elektrik mühendisi değil ki içini açsın lehim yok ki yanında filan dedim. ana. birisi kabloyu hırç etmiş. 12 V ileten hani yanyana biri kırmızı biri siyah ince kablo olur ya, çifte av tüfeği namlusu gibi uzanır kablo, işte onlardan biri hırçlanmış. nasıl olmuş bilmiyorum. olmuş işte. kesti kabloyu, yeniden bağladı. bukleler birbirine değerse kısa devre yapar dedi. araya bi kıyı naylonu soktu. gemilerden atılmış, bizim kıyıya vurmuş naylonları toplasan satsan, somalinin açları doyar heralde. bizim potopoto 45 dakkayı geçkin başını bekledik gültekinle. hem tanıştık hem muhabbet de ettik. bir arkadaşla tanışma fırsatı buldum anlayacağınız. insan seviniyor.

Bilgekağan ile tanışmak da güzeldi. Gültekin ile tanışmak da güzel oldu. Ne yaptıysak olmadı velhasıl. en son, botu serdi, kurbanlık koyunun derisi misali baktım katlıyor. yardım edeyim dedim aklım sıra, tam o anda aha dedi. botun deliğini gösterdi. bu delik yüzünden bir buçuk saat harcamışız diye düşündüm. her işte bir hayır var dedim. Gültekin ben gidiyom dedi. akşam 7-8 gibi gel, açılalım burdan azıcık bişi dedi. Ben dedim, kılıbık adamım. hava karardı mı mümkün değil. ben dörtyol merkezde bi elinizin artığı dürüm yer, geri barınağa gelirim. Mahmut 11.30 da teşrif etmişti avlağa, 14.30'a doğru da turnalar teşrif etmişti, ondan dolayı ümitliyim dedim. Bana motopompumu verdi. Neyse dedim, beraber açılamadık ama, seninle tanışma fırsatım oldu. İkimiz için de berbad olan günün en iyi tarafı, tanımadığım bir dost ile tanışmak ve bu dost sayesinde motopompumun tekrar hayata dönmesiydi. Gültekinle ayrıldıktan sonra kafam şarzetti. İçimden dedim öküz herif, adam akşam gel dedi, 7-8 gibi açılacam dedi. ne demek bu? bu adam botu yeniden şişirecek demek. adama motopomp lazım olacaktı mutlaka akşam. Adam pompasını ta iskenderuna geri gidip mi değiştirsindi. olmadı dörtyoldan yeni bir pompaya mı para versindi. Yaptığım en hafifinden düşüncesizlikti. Bu durumdan dolayı samimi üzüntülerimi bildiriyorum. arayayım diye içim alıp alıp verdi. fakat, arayamadım. kafamdan onaltı çeşit senaryo kurdum. hep olumsuzlarını düşünüp, yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek adına bırak dağınık kalsın dedim. asosyalliğim de kurusun, arayamadım. Gültekin bir dahaki sefere birader inşallah. Kaynanamdan müjde aldım. enişte dörtyola geldiğinde, öğmeişte kal bizim evde dedi, sabah namazı kalkıp çıkacağına, geceden öğme işte yat dedi. olmazsa gültekin beyle haberleşiriz, Allah kısmet ederse cumartesi sabah hiç sanmıyorum denizin öyle güzel olacağını fakat bilemiyorum cuma gecesi bu tür bi ortam olursa ararım. tabi deniz dalgalı olmazsa. Ben eliyin artığı dürümü yiyip de geri barınağa geldim. saat 12.30 da barınak en ucundan ilk atışlarımı gerçekleştirdim güneşte terledim. montumu çıkarmadım. atış yaptım bir lüfer takibi aldım. kıyıya kadar geldi. bu benim ilk lüfer kıyıya getirişim değil. Bileğimden dirseğime kadar boyu lüferin. kıyıya kadar geliyo, geri kaçıyo. max rap ile atış yaptım üçe kadar. binane gelmedi. üç buçuk oldu. Deniz çalkalanmış baktım, gültekini araycaktım, elim tele gitti, sakın gelme deniz çalkalı diye. fakat nedense, yine aramadım. :(

Sabah beşte gelmiştim, akşam üç buçuğa kadar ne mazlumhocayı gördüm, ne toması, ne de başka bir ustayı. sanki hepsi sözleşmişti. Ustalar da yoktuuu, balıkçılar da... Sadece yanıma gelip de usta bir atçekçiymiş kadar kendine güvenerek bana akıl veren adam vardı. Adama sorular sordum, cevaplar verdim. Konuşmaya devam ettim, Ta ki o adamın, şu zıplayan kefaller niye gelmiyo senin yeme, tam üstüne düşürüyorsun diyip de, bana aklının dibini gösterene kadar...

maceralı bir av olmuş, orda olmak isterdim, ama 2 pazardır, levrek yumurtalı olduğundan at çeke kısa bir ara verdik, önümüzdeki günlerde yine döneceğiz :)

misina için tavsiyem asso double strenght'dir, ben bunu bilir bunu söylerim. evde örgü misinalar dahil en az 15 çeşit misina var. bir kaç kez deneyip çıkarıp attığım misinalar hep. bazıları ilk başta asso kadar güçlü olsa da bir süre sonra sağlamlığını kaybeden daha sahteyi atarken çat diye kopan misinalarım var. ben kendi kriterlerime göre en uygun misinayı asso'da buldum. bazıları diyor gam yapar, sertleşir vs. şu an makinamda takılı olan asso'yu geçen yaz başında takmıştım, ondan beri habire atıp çekiyorum. bir ara belki yıpranma olmuştur diye ters yüz ettim. eve gelir gelmez çeşmeyi hafifçe açıp tatlısuyla yıkıyorum, üzerine kağıt havlu basıp suyunu alıyorum tamamdır, kafam rahat :) aynı misinanın magic red modeli de çok sağlam ama daha yumuşak ve esnek olduğundan at çeke çok uygun değil, daha doğrusu wtd'ye uygun değil. ama alabalık avında bu iğneyi ( http://www.avmarketi.com/asp/product/1831/53118-OWNER-IGNE ) 0,20 asso magic red ile bağladım, düğümü sıkmak için iğneyi karga burnuyla tutup makarayı da diğer elimle tutup çekiyordum ki iğne kırıldı.
 
cumartesi günü çarşıda dolaşırken malzemeciye uğradım. alacağım bir şey olduğundan değil de bakınayım, bir iki laflayayım diye. tam kapıdan içeri girdim, hah, iyi adam lafının üstüne gelir dediler. içeride babam yaşlarında bir amca oturuyordu. bu adamın daha önce lafı geçmişti, levrek yakalama konusunda çok bilgili olduğunu duyuyordum, ama yumurtalıkta oturduğu için tanışma fırsatımız olmamıştı. o da benimle tanışmak istiyormuş, ismi Halil Tamtürk. tanıştıktan sonra biraz lafladık, laf river2sea su üstü sahtelere gedi.adam levreğin kaynadığı yerde denedim sonuç alamadım deyince amca aksiyon veriyor musun ? dedim. yok, kamışın ucunu suya indirip düz sarıyorum dedi. ben de satıcıdan rica edip bir kamış ve makina aldım ve teorik olarak WTD aksiyonunu gösterip uygun kamışlar ve makinalar hakkında bilgi verdim. adam da yeğenim bizim insanımız bildiğini sır gibi saklıyor, sen ne varsa anlatıyon dedi. herkes kısmetini yakalar abi dedim. öyle deyince adam da peki o zaman ben de sana bir iki tüyo vereyim dedi :

* birinci tüyosu, bu aralar levreğin silikon zarganaya daha çok rağbet ettiğiydi ki bunu şu an biz de tesbit ettik zaten :thumb: o da benim gibi atarken dolaşmasından gıcıklandığı için silikonu çapari şeklinde değil de mantarın 2 m arkasına tek olarak bağlıyormuş. ayrıca balık yumurtalı olduğundan yavaş hareket ediyor, sahte hangisi olursa olsun çok yavaş çek, yoksa döner gider dedi.

* ikinci tüyo kendisi strike pro jl 119f 7,5 cm 005 renk kodundan başka sahteyi pek kullanmıyormuş. bende de var ama daha skor yok dedim :) amca dedi ki ben bunu ortadan kesiyorum, boyunu biraz kısaltıp içine kurşun koyuyorum, atınca çok uzağa gidiyor, çekerken de düz sarsan dahi sağa sola, yukarı aşağı sıçramalar yaparak geliyor dedi. :confused: işlemin nasıl yapıldığını tarif etse de görsel örnek olmayınca kafamda canlanmadı.
http://www.avmarketi.com/asp/product/5279/STRIKE-PRO-JL-119F-SUNI-BALIK-7-5CM

*üçüncü tüyo, baraküdaların bayıldığı bir sahte varmış, rapalanın bir modeli. kataloğa baktık ama satıcıdaki eski katalog olduğundan o model yoktu, bulup gösteremedi. tarifine göre xrap. arkadaşı 4 kişilik avda kimse tutamazken kısa sürede toplam 13 kg baraküda ( ıskarmoz ) tutmuş. ben de strike pro izmaritten bahsedince gülüp cebinden bir tane çıkardı, bu mu dedi :)

* dördüncü tüyo, havanın poyraz, denizin yatık, suyun cam gibi olduğu, levreğin sahtelerin yüzüne bakmadığı havalarda geri çeviremediği bir yemden bahsetti. albanın 404 lüfer kaşığının desensiz olanı, 1-2 numaraları. bunlar 4-5 gr ağırlığında çok hafif kaşıklar. sırtıda da çok başarılı olduklarından bahsetti. al, dene dedi, fiyatı 2 TL bir şey kaybetmezsin dedi. ama satıcıdaki son kaşığı kendisi aldığından ben alamadım henüz. hatta bir arkadaşı, hava nasıl olursa olsun ava tek çeşit yemle gelirmiş, o da bu kaşık dedi. http://www.albashop.com.tr/asp/show_stock.asp?product=K%DE%20404%202

ayrıca Halil amca gece 03'te balığa gidiyormuş, saat 07 dedi mi bırakır dönerim, o saatten sonra av olsa da geceki gibi randımanlı olmuyor diyor. av yeri yumurtalık civarıymış.

Halil amcadan daha çok bilgi alırdım ama üst üste 2 defa evden telefon geldiği için eve dönmek zorunda kaldım. ayrıca o anlatırken içeri gençten biri girdi, Halil amcanın kızdığı kişi de oymuş. bu genç adam aklını balıkla bozmuş birisi, çok da güzel yakalıyormuş ama ağzından laf almak mümkün değil. bizim amca da o gelince anlatmayı kesti. ben de aceleyle çıkınca amcanın telefonunu almayı bile akıl etmemişim. Halil amca yumurtalık'ta oturuyor ama osmaniye'ye sık geliyormuş, hatta balık malzemelerini de osmaniye'den alıyor. ben ona tekrar ulaşıp daha ayrıntılı bilgiler alırım, size de anlatırım inşaallah.
 
herkese iyi günler. bende sitedeki ilk av raporumu yazıyorum.osmaniyeden bir arkadaşımla pazar sabaha karşı ava çıkmaya karar verdik.nereye gideceğimiz bir muamma tabii.zaten oda acemi sayılır.yeni yeni benimle birlikte balığa merak sarmış bi arkadaş."sen ne dersen onu yaparız" cinsinden.neyse ben kafamda bi plan oluşturdum.boru kurdu alacaktım.hem canlı yem hemde atçekle deliçayın ağzına gidecektim.plan buydu.cumartesi boru kurtlarını aldım hazırladım.daha önceden aldğım iki adet seahorse marka biri kırmızı kafalı beyaz sahte , diğeri kefal benzeri iki sahtem ve çapari allah ne verdiyse atıp çekerim dedim. bu arada üniversiteden arkadaşım aradı.
-emrah ne yapıyorsun
-iyiyim kardeş osmanıyedeyım evdeyım sen nasılsın (arkadaş adanada)
-bende ıyıyım saol.ya pazar gunu evdeysen hanım cocuklar sıze geleceğiz.
-ııı.şeyy. tamam kaç gibi gelirsin (bu arada ben dedim yattı bizim balık programı.kendı kendıme uzuluyorum bı yandan)
-9 10 gibi gelirim.
-tmm bende gece balığa gidecem .o saate dönerim.
-NEEE. balığamı gidecen.bensizz hıı.hemen şimdi çıkıp bende geliyorum. :))
-tmm kardes gel buyur.
işte böyle bir dıyalogtan sonra takımı 3 e çıkardık. neyse miasfirler geldi yedik içtik.gece saat 2.20 da cıktık yola. deliçaya vardık.deniz güzel.ben hemen kamışların ayaklıklarını çaktım oltaları yemledim uclarına zilleri takıp dizdim.ama bölge kayalık.ilk kez gidiyorum deliçaya.her attığın takılıyo.yok dedik bu böyle olmayacak.napalım napalım.yer değişelim.bizi paklasa paklasa dörtyol marina paklar hesabı düştük yola.saat 5 e 8 var uzun kısmın ucundayız. yine aynı yemledim dizdim kamışları.cıkss.ne gelen var ne giden.oltalara tık yok. saat 6 gibi ben takımı hazırladım.arkadaşlar siz takılın ben at çeke başlıyorum dedim.neyse kırmızı kafa seahorse la başladım.tahmini 20 25 . atış.oda ne bi ağırlık bindi makinaya.tmm dedim.başardım.çok uğraşmadan rahatça yaklaştı balık.tam kıyıdan çıkaracam kayaların dibinde arkadan bişey geldi oltaya takılan balığa saldırdı coffff.geri döndü gitti.ama balığımı yedirmedim :D tek parça olarak kıyıya aldım.bu şaka tabii keşke alsaydı ama ne olduğunu bilmiyorum lakin iyi büyüktü.kofana olma ihtimali var bence. neyse bi heycanla at çeke devam.etsemde yem değişsemde başkaca birşey yoktu günü tek baraküda ile bitirdim. 50 cm civarı.resim var ama nasıl yükleyeceğimi bilemedim.resim yükleme konusunda yardımcı olursanız onuda yükleyecem. :D. herkese iyi haftalar

ilk raporun hayırlı olsun. inşaallah daha iyilerini yazmak nasip olur.
o yakaladığın balık için yapılacak bir şey vardı. en uçtaki sabit, geride ikisi balığın boyuna göre ayarlamak için seyyar, 3 iğneli takım yanında hazır olsun. çelik telle olursa daha iyi. yakaladığın balığı öldürmeden en uçtaki iğneyi kuyruğa, ortadaki iğneyi balığın sırtına taktıktan sonra, üçüncü iğneyi de balığın ağzının içinden takıp yanağından çıkar. yani balık oltaya takıldığında kafası senden tarafa, kuyruğu karşıya doğru olsun. sonra balığı zedelemeden suya sal gitsin, misinayı serbestçe sal. özellikle zargana balığını bu şekilde taktığında, lüfer önce kuyruktan saldıracağından yakalama şansın fazlalaşır. ama barınakta oltaya yakalanan ıskarmozlara da lüferin, kofananın saldırdığına bir kaç kez şahit oldum. denemek lazım, yakalarsan büyük bir kofanan olur, yakalayamazsan balık oltanın ucunda, çeker geri alırsın.
 
ilk raporun hayırlı olsun. inşaallah daha iyilerini yazmak nasip olur.
o yakaladığın balık için yapılacak bir şey vardı. en uçtaki sabit, geride ikisi balığın boyuna göre ayarlamak için seyyar, 3 iğneli takım yanında hazır olsun. çelik telle olursa daha iyi. yakaladığın balığı öldürmeden en uçtaki iğneyi kuyruğa, ortadaki iğneyi balığın sırtına taktıktan sonra, üçüncü iğneyi de balığın ağzının içinden takıp yanağından çıkar. yani balık oltaya takıldığında kafası senden tarafa, kuyruğu karşıya doğru olsun. sonra balığı zedelemeden suya sal gitsin, misinayı serbestçe sal. özellikle zargana balığını bu şekilde taktığında, lüfer önce kuyruktan saldıracağından yakalama şansın fazlalaşır. ama barınakta oltaya yakalanan ıskarmozlara da lüferin, kofananın saldırdığına bir kaç kez şahit oldum. denemek lazım, yakalarsan büyük bir kofanan olur, yakalayamazsan balık oltanın ucunda, çeker geri alırsın.

tşkler bilge kaan iyi dileklerin ve verdiğin bilgiler için.aslında malzeme vardı yanımda ama o an akıl edemedim.belkide atçekte tuttuğum ilk ıskamroz olması sebebiyledir.ayrıca o amcanın verdıği bilgileride paylaştığın için saol.sonuçta adam asırlık çınar tecrübe.faydalanmak gerek. bide osmanıyede hangı balıkçıdan alısverıs yapıyosun.malum bende osmanıyedeyım. reklam olsun ıstemıyosan özelden e yazabılırsın :)
 
Bugün denizde müthiş fırtına var daha önce dalga yüksekliğini hiç 3.3 metre görmemiştiim DMI marina tahminlerinde
 
Bugün denizde müthiş fırtına var daha önce dalga yüksekliğini hiç 3.3 metre görmemiştiim DMI marina tahminlerinde

tüm forum sakinlerine günaydın.gültekin bey osmaniyede de havalar çok kötü.dediğiniz gibi denizde berbat.bakalm haftasonu planı yapan arkadaslar için denizin çalkalanması iyimi olacak kötümü olacak
 
ben de bu gün biraz boş vaktim olunca denize gitme niyetindeydim. meteorolojiye bakıpta denizi 7 - 9 :eek: görünce hemen vazgeçtim. haftasonu muhtemelen is-demir sitesindeyim. havalar iyi olsa da bir iki olta sallasam bari.
 
hani derler ya sahte balık önce balıkçıyı avlar diye, işte bunları gördükçe hiç balık yakalayasalar bile alasım geliyor. gerçi yazın 10 -15 m derinlikte şeffaf karides sahteleriyle yaptığım çaparide epeyce balık yakaladım ama dişli balıklar yüzünden kısa sürede silikonlar paramparça olduğundan tekrar tüye dönmek zorunda kalmıştım.

http://www.aliexpress.com/product-f...hing-lure-soft-fishing-baits-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...fishing-lures-fishing-tackle-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...ing-lure-fishing-tackle-soft-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...g-Lure-Fish-Shape-50-pcs-lot-wholesalers.html
 
hani derler ya sahte balık önce balıkçıyı avlar diye, işte bunları gördükçe hiç balık yakalayasalar bile alasım geliyor. gerçi yazın 10 -15 m derinlikte şeffaf karides sahteleriyle yaptığım çaparide epeyce balık yakaladım ama dişli balıklar yüzünden kısa sürede silikonlar paramparça olduğundan tekrar tüye dönmek zorunda kalmıştım.

http://www.aliexpress.com/product-f...hing-lure-soft-fishing-baits-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...fishing-lures-fishing-tackle-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...ing-lure-fishing-tackle-soft-wholesalers.html

http://www.aliexpress.com/product-f...g-Lure-Fish-Shape-50-pcs-lot-wholesalers.html

4. linkteki sahtenin kafası kırmızı değil düz olanı ile adana seyhan nehrinde bol miktarda sudak yakalardık.prenses olarak biliniyor o sahte ve suda müthiş dansediyor.denizde de iş yapar bence
 
ben de bu gün biraz boş vaktim olunca denize gitme niyetindeydim. meteorolojiye bakıpta denizi 7 - 9 :eek: görünce hemen vazgeçtim. haftasonu muhtemelen is-demir sitesindeyim. havalar iyi olsa da bir iki olta sallasam bari.



gelince haberdar et mutlaka hafta sonu denizde yatacak havada açacak ama geldiğinde göreceksin mahvettiler güzelim sahili. ancak akıntının orası kaldı avlanacak.
 
4. linkteki sahtenin kafası kırmızı değil düz olanı ile adana seyhan nehrinde bol miktarda sudak yakalardık.prenses olarak biliniyor o sahte ve suda müthiş dansediyor.denizde de iş yapar bence

evet denizde de çok güzel iş yapardı. biz de prenses deriz, her ne kadar bu aralar silikon zargana ön plana çıkınca unutulmuş olsa da 1995 yılında ilk at - çek avımı yaptığım sahtedir. ilk 4 atıştan 3'ünde levrek gelmişti ve en küçüğü kiloluktu. eskiden kullandığımız tek silikon çeşidiydi. şu an çantamda beyazı, siyahı, haki rengi, fosforlusu, şeffaf simlisi vs. pek çok çeşidi mevcut, en güzel çalışan boyu 8 cm olanı. denizde tek olarak zokayla bağlanıp mantar arkasında çekerdik, mantarsız olarak atıp kayaların üzerinden yavaşça geçirildiğinde orfozların da dayanamadığı bir yemdir. tatlısuda da dibe çöktükten sonra texas rig gibi hafif zıplatarak, çok ağır sararak güzel sudak avlar.
 
gelince haberdar et mutlaka hafta sonu denizde yatacak havada açacak ama geldiğinde göreceksin mahvettiler güzelim sahili. ancak akıntının orası kaldı avlanacak.

inşaallah gelince haberleşiriz. sahile yazık oldu, ne güzel bir yerdi. bir de cüruf sahasının altında kayalıklar var, orası da güzel ama inişi - çıkışı tam bir eziyet.
 
Back
Yukarı