Grup sessiz. Çünkü bir aydır kimse hiçbirşey yakalayamadı. bir levrek avcısı Ali abi vardı. o da sessiz. Benim olduğum bir yerde zaten başka türlüsü beklenemezdi. Nasipsiz bi adamım, diğer avcıların nasibini de kesiyorum.
Bilge kağanı görüyonuz. 2-3 Çatalkuyruk o da karnından tutması haricinde bi şey yok.
HA16R bulamıyorum diye üzülüyordum. Geçenlerde av yaparken, yeşil rover 98 kabı elime ilişti. Ter içinde okuyayım dedim. Meğer ben geçen sene, G15R diye satın aldığım Rover 98, meğer HA16R imiş. İskenderuna gitmiş, olmadığını duyunca üzülmüştüm oysa. Meğer benim bir yılı aşkın süredir atıp çektiğim, HA16R imiş. akıl tutulması yaşıyom bazen sıcaktan. Bu yörede bu sıcaklara alışamıyom. 33 sene doğma büyüme ankarada yaşadıktan sonra, 3 sene de doğu anadolu. 36 sene kuru havada yaşadıktan sonra nemin bağrına geldim. Geçen sene dörtyolda bi baktım arabam yok. Polis çekmiş sandım. Meğer bir lokantanın önüne çekmişim. Unutmuşum. Allahtan fazla rezil olmadan kayınbiraderin çırağı farkına vardı. Abi dedi aha ya senin araba. Beynimden tamaaaamen silinmiş oraya bıraktığım. Yemin bile edebilirdim oysa, arabayı evin önündeki kaldırıma çektim diye. Yayaları engelledi diye belediye mi çekti acep dedim, zabıta mı, artık bin türlü kurdum on dakga. Dükkana yakın ara sokağa güneş görmüyor diye çekmişim meğer. Kamuya rezil olmadan, çırağa rezil olarak kurtardık. Sıcak gerçekten beynimi bulandırıyor. Hala alışamadım neme. Ama burası benim memleketim. Böyle bir ikilem yaşıyom.