işte merakla beklediğiniz an....

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan kansu
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
yakutlu61 demiş ki:
SEVIYEN BU KADAR ARKADASIM SEN BIR DIP BALIGISIN
ÖZETLE


Sen hayatında dip balığı gördünmü ? :D:D:D:D
 
Admiral demiş ki:
Arkadaşım,
Demokrasiden söz ediyorsun fikirlerimi özgürce beyan etmeliyim diyorsun ve zatende bu hakkını kullanıyorsun,hatta saygı unsurlarınıda atlayarak..
Görüyorsunki kansu arkadaşımızın açtığı başlık kavga ve laf üretme platformuna girmiş.

Serdar arkadaşımızın yaptığı yorumlarda hiçbir alaysı veya aşşalıyıcı bir tutum yoktur..

Bu konununda daha fazla uzamasınada gerek yok,birbirimizin kalbini kırarak hiçbir yere gelemeyeceğimiz aşikardır..
Kendi tavrını anlayamadığından diğer arkadaşlarda tepki gösteriyorlar ama aşırı ama değil.
En azından serdar beyin direk şahsına;sende göster bakalım tarzı yaklaşımın yerine,onun eleştirdiği tutumu ve hassasiyeti anlayıp ona göre bir şeyler yazsaydın..
Serdar arkadaşımız geldiğinde yaptığın yorumlara bir iki cevap yazar yada yazmaz,kendisinin bileceği bir şey..
Lütfen kendimi kaptırıp suyun gidişatına bırakmayalım..
Bir birimize daha saygılı olursak,konuların idrakine varmadan alel acele birşeyler karalarsak akibetleri hepimizi üzer..
ALINTI YAPTIGIN MESAJIN ONCESINDE BANA YAZILAN MSJIDA KOYSAN TARAFSIZ BI YORUM DICEKTIM AMA OYLE DEĞİL ARKADASIM
 
yakutlu61 demiş ki:
Su An Karsimda..peki Sen Hiç Hayatinda Sazandan Baska Balik Tutttunmu???


Oy Oy Oy Oy Ben Tatlı suda avlanıyorum Tatlı su balıklarının çoğunu tuttum.

Sen 300 gr ne tuttun Hamsimi :D:D:D
 
Sevgili Emre
Şahsına yapılan bunca eleştiri için acaba hiç düşündün mü acaba hata bendemi veya ben anlatmak istediklerimi anlata bildim mi diye

Bunun için öncelikle konuyu bir daha oku verdiğin cevapları oku sonra aldığın eleştrileri oku ondan sonra düşün...Serdar için herker arka çıkıyorsa bunda var birşeyler de kendine ve hem Serdar'dan hem bizlerden sana beklenen cevabı ver
 
Yakutlu biraderim, ben ne kadar anlatsam, karşımdakinin anlayacağı kadarı önemlidir.

Ben, muazzam bir balıkçı ustasıymıdır. Denize bakarım ahanda şurada derim. Derhal çantamı açarım, efsunlu takımlarımı çıkarır oradaki taşa, yosuna göre bir takı yapar, avcuma koyar, üflerim. O dosdoğru balığın ağzına gider. Sonra balıkta "büyüksün abi" diyerek gelir, kendi livara girer.. Budur yani olay..

Senin anladığın bu. Ama yazdıklarımı bir tekrar oku. Herkes, akşama kadar çapari sallar. Nasibine göre bir miktar, az çok istavrit alır gider. Ben ise çapari sallamam. gider olmayacak denen takımı, yemi, formülü vs. inatla denerim. Defalarca. Dikkat et, açıkca yazmışım: "Çoğu zaman elim boş dönsemde" Yani, bu yöntemler efsun filan taşımaz. Muhakkak iş yapacak diyede bir şey yoktur. Ama iş yaptımı da şahını yapar. Herkes istavrit çekerken, sen 2 kg. levreği alırsın livarına. Bir daha ne zaman denk gelir? Gelir, ma ertesi gün herkes gene istavrit, mezgit tutar. Sen gene denersin, bu defa gelmez. Ertesi gün gene aynı. Ama bir sonraki gün, gene yüzü gülen sen olursun..

Kısaca kendimden örnek veriyorum. Eğer, büyük türleri vs. hedefleyerek çalışırsanız, onlarda da başarılı olursunuz. Günlerce hep belki aynı uğurlu çapariyle istavrit doldurmak livara pek bir anlam taşımaz, en azından bence. Hoş, gene belirttim. Zevk meselesi bu. Tartışmak abestir. Ama, bir levrek yakala öyle kendi takımıyla, ondan sonra bu zevki bir karşılaştır diğeriyle..

İşin kötüsü şudur. Böyle yaparak olduğunuz yerde kalırsınız. Ve bu bir süre sonra rutin olur, soğutur. Kendinize bir sorun. Her gün kansu istavritlerini buraya koyacak, bizde açıp bakmayacağız bile. Hatta bir gün kansu artık istavritlerini buraya koymaktan kendi de bıkacak..

Ama kansu aynı yerde levrek, eşkina filan tutayım derse ne olacak? İlk gün tutamıyacak. Ertesi günde, ama öbür gün tutacak ve hepimiz, "helal olsun, vay be" diyeceğiz..

Asıl mesele, istavrit tutanı küçümsemek değil. Asıl mesele, levrek, kofana, eşkina, kocakafa, camgöz vs. tutmak için, önce bunları tutacak takımınızın denizde olması. Siz elinizde 10 iğneli, yeşil simli ince takım oldukça, bunları tutmanız pek ihtimal dahilinde olmayacak. Eğer, daha zevkli, heyecanlı olsun istiyorsanız, bedeli karşılığında bu tür yemli, zokalı vs. takımları deneyeceksiniz. Yok, çapariniz ve siz mutluysanız, buna da sözümüz yok..

Bedeli ne peki? En azından işin başında, boş dönmeye razı olmak. Pazar günü kamışın kılavuzunun kırıldığını söylemiştim. Bilmem dikkat ettiniz mi? Millet benim bilhassa sokulmadığım yerde seyirtme ve çapari ile uğraşıp, münhal miktar istavrit tuttu. Ben, bir sürü farklı yem, takım vs. kullandım. Elimde akşam ne vardı: sıfır. Resmen sıfır. Eli boş döndük. Belki dimyatın pirinci uğruna evdeki istavritten de olduk. Ama olsun. Ya birde çıksaydı? Bir hafta öncesinde ortalama 1.5 kg. lık kefalleri çekerken milletin bakışı bile başkaydı. Bu bile yeter insana. Bilmiyorum, istavriti çekip nara atan bana pek bir zorlama geliyor. Neden mi?

Yeni bir makina aldım, satıcının gazıyla. Geçen kurban bayramının son günü. Galataya indim, karaköyden kıyıda deniyorum. Makina 80 kusur YTL. Kamış 55 kusur YTL. Üzerindeki misina 120 kusur YTL. Vinçle balık çekmiş ben. Atıyoruz, yağmur gibi kıraça çekiyoruz. 3-5'li. Bir baba, olsun 30 yaşında, 7-8 yaşında oğlu yanıma geldi. Benimle filan ilgilenmeden kendi aralarında "balık tutalım hadi, bizde" dediler. Gittiler, 10 dk filan sonra geri geldiler. Bir kamış, bir makina, ucunda çapari hepsi hazır. Öbür yanıma geçtiler, oradakiler yardımcı oldu, şöyle tut, şöyle at filan. Ve atar atmaz onlarda aynı ben gibi çekmeye başladılar, 3-4'er.. Sordum kaça aldınız, 22 YTL imiş hepsi.. Düşündüm "Eğer 22 YTL'ye malzeme alıp balıkçı olanın tuttuğu balığı ben, bu son sistem (!?) malzeme ile tutuyorsam... Ben o balığı tutmam abi..." dedim ve kalktım gittim. Haremde araç beklerken tuttuğum balıkları yem yapıp attım suya. 2-3 saat uğraştım. Hiç bir şeyde tutamadım. Ama olsun. İstavrite uğraşacağıma, olası olan lüfere uğraşırım. Lüferle uğraşıp tutamak, herkesin tuttuğu istavritten yeğdir.

Elbette hiç kimse bu fikrime katılmak zorunda değil. Ama eğer ben garantime bakayım, aha çapari, ahada kıraça derseniz, istavritten ötesine asla şansınız olmaz.
 
Kendini yorumlayamayan birisinden cok seyler de beklememek gerekir...
Amma zehirin varmis be Trakonya gibi dagittin ortami :)
 
Numan demiş ki:
Oy Oy Oy Oy Ben Tatlı suda avlanıyorum Tatlı su balıklarının çoğunu tuttum.

Sen 300 gr ne tuttun Hamsimi :D:D:D
HADİ YAAAA..BEN ANKARADA DENIZ VAR ZANNEDIODUM DEMKE TATLI SUDA AVLANIOSUN SOYLEDIGIN IYI OLDU COGUNUDA TUTMUSUUN AMA SADEVE 4 KG SAZAN 2,4 KG SAZAN 1,4 KG SAZAN YAZMISSIN.
300 GRAM HAMSIMI TUTTUN DIOSUN NE KADAR KOMIKSIN SEN YA 300 GRAM HAMSI EVET BALIK KONUSUNDA SUPER BILGIN VAR AFERIN
 
skoylu demiş ki:
Yakutlu biraderim, ben ne kadar anlatsam, karşımdakinin anlayacağı kadarı önemlidir.

Ben, muazzam bir balıkçı ustasıymıdır. Denize bakarım ahanda şurada derim. Derhal çantamı açarım, efsunlu takımlarımı çıkarır oradaki taşa, yosuna göre bir takı yapar, avcuma koyar, üflerim. O dosdoğru balığın ağzına gider. Sonra balıkta "büyüksün abi" diyerek gelir, kendi livara girer.. Budur yani olay..

Senin anladığın bu. Ama yazdıklarımı bir tekrar oku. Herkes, akşama kadar çapari sallar. Nasibine göre bir miktar, az çok istavrit alır gider. Ben ise çapari sallamam. gider olmayacak denen takımı, yemi, formülü vs. inatla denerim. Defalarca. Dikkat et, açıkca yazmışım: "Çoğu zaman elim boş dönsemde" Yani, bu yöntemler efsun filan taşımaz. Muhakkak iş yapacak diyede bir şey yoktur. Ama iş yaptımı da şahını yapar. Herkes istavrit çekerken, sen 2 kg. levreği alırsın livarına. Bir daha ne zaman denk gelir? Gelir, ma ertesi gün herkes gene istavrit, mezgit tutar. Sen gene denersin, bu defa gelmez. Ertesi gün gene aynı. Ama bir sonraki gün, gene yüzü gülen sen olursun..

Kısaca kendimden örnek veriyorum. Eğer, büyük türleri vs. hedefleyerek çalışırsanız, onlarda da başarılı olursunuz. Günlerce hep belki aynı uğurlu çapariyle istavrit doldurmak livara pek bir anlam taşımaz, en azından bence. Hoş, gene belirttim. Zevk meselesi bu. Tartışmak abestir. Ama, bir levrek yakala öyle kendi takımıyla, ondan sonra bu zevki bir karşılaştır diğeriyle..

İşin kötüsü şudur. Böyle yaparak olduğunuz yerde kalırsınız. Ve bu bir süre sonra rutin olur, soğutur. Kendinize bir sorun. Her gün kansu istavritlerini buraya koyacak, bizde açıp bakmayacağız bile. Hatta bir gün kansu artık istavritlerini buraya koymaktan kendi de bıkacak..

Ama kansu aynı yerde levrek, eşkina filan tutayım derse ne olacak? İlk gün tutamıyacak. Ertesi günde, ama öbür gün tutacak ve hepimiz, "helal olsun, vay be" diyeceğiz..

Asıl mesele, istavrit tutanı küçümsemek değil. Asıl mesele, levrek, kofana, eşkina, kocakafa, camgöz vs. tutmak için, önce bunları tutacak takımınızın denizde olması. Siz elinizde 10 iğneli, yeşil simli ince takım oldukça, bunları tutmanız pek ihtimal dahilinde olmayacak. Eğer, daha zevkli, heyecanlı olsun istiyorsanız, bedeli karşılığında bu tür yemli, zokalı vs. takımları deneyeceksiniz. Yok, çapariniz ve siz mutluysanız, buna da sözümüz yok..

Bedeli ne peki? En azından işin başında, boş dönmeye razı olmak. Pazar günü kamışın kılavuzunun kırıldığını söylemiştim. Bilmem dikkat ettiniz mi? Millet benim bilhassa sokulmadığım yerde seyirtme ve çapari ile uğraşıp, münhal miktar istavrit tuttu. Ben, bir sürü farklı yem, takım vs. kullandım. Elimde akşam ne vardı: sıfır. Resmen sıfır. Eli boş döndük. Belki dimyatın pirinci uğruna evdeki istavritten de olduk. Ama olsun. Ya birde çıksaydı? Bir hafta öncesinde ortalama 1.5 kg. lık kefalleri çekerken milletin bakışı bile başkaydı. Bu bile yeter insana. Bilmiyorum, istavriti çekip nara atan bana pek bir zorlama geliyor. Neden mi?

Yeni bir makina aldım, satıcının gazıyla. Geçen kurban bayramının son günü. Galataya indim, karaköyden kıyıda deniyorum. Makina 80 kusur YTL. Kamış 55 kusur YTL. Üzerindeki misina 120 kusur YTL. Vinçle balık çekmiş ben. Atıyoruz, yağmur gibi kıraça çekiyoruz. 3-5'li. Bir baba, olsun 30 yaşında, 7-8 yaşında oğlu yanıma geldi. Benimle filan ilgilenmeden kendi aralarında "balık tutalım hadi, bizde" dediler. Gittiler, 10 dk filan sonra geri geldiler. Bir kamış, bir makina, ucunda çapari hepsi hazır. Öbür yanıma geçtiler, oradakiler yardımcı oldu, şöyle tut, şöyle at filan. Ve atar atmaz onlarda aynı ben gibi çekmeye başladılar, 3-4'er.. Sordum kaça aldınız, 22 YTL imiş hepsi.. Düşündüm "Eğer 22 YTL'ye malzeme alıp balıkçı olanın tuttuğu balığı ben, bu son sistem (!?) malzeme ile tutuyorsam... Ben o balığı tutmam abi..." dedim ve kalktım gittim. Haremde araç beklerken tuttuğum balıkları yem yapıp attım suya. 2-3 saat uğraştım. Hiç bir şeyde tutamadım. Ama olsun. İstavrite uğraşacağıma, olası olan lüfere uğraşırım. Lüferle uğraşıp tutamak, herkesin tuttuğu istavritten yeğdir.

Elbette hiç kimse bu fikrime katılmak zorunda değil. Ama eğer ben garantime bakayım, aha çapari, ahada kıraça derseniz, istavritten ötesine asla şansınız olmaz.


var mı hala anlaşılmayan bişey????
 
olcay demiş ki:
Kendini yorumlayamayan birisinden cok seyler de beklememek gerekir...
Amma zehirin varmis be Trakonya gibi dagittin ortami :)
YAPMA YA BAK ARKADASIM SEVIYEN BU KADAR ZEHRI OLAN BELLI OLUOYOR KISACA..
 
N@mık demiş ki:
ve Erdem budur....


doğru dersin abi de arkadaş BAĞIRMAKTAN bişi duymuyor ki...

ya ben yanlış anlıyorum ya burada tartışmak,yok yok bağırıp çağırmak için yazıyor...

kardeş...
bağırma yaf...
Dinle dostlarını....
 
skoylu demiş ki:
Yakutlu biraderim, ben ne kadar anlatsam, karşımdakinin anlayacağı kadarı önemlidir.

Ben, muazzam bir balıkçı ustasıymıdır. Denize bakarım ahanda şurada derim. Derhal çantamı açarım, efsunlu takımlarımı çıkarır oradaki taşa, yosuna göre bir takı yapar, avcuma koyar, üflerim. O dosdoğru balığın ağzına gider. Sonra balıkta "büyüksün abi" diyerek gelir, kendi livara girer.. Budur yani olay..

Senin anladığın bu. Ama yazdıklarımı bir tekrar oku. Herkes, akşama kadar çapari sallar. Nasibine göre bir miktar, az çok istavrit alır gider. Ben ise çapari sallamam. gider olmayacak denen takımı, yemi, formülü vs. inatla denerim. Defalarca. Dikkat et, açıkca yazmışım: "Çoğu zaman elim boş dönsemde" Yani, bu yöntemler efsun filan taşımaz. Muhakkak iş yapacak diyede bir şey yoktur. Ama iş yaptımı da şahını yapar. Herkes istavrit çekerken, sen 2 kg. levreği alırsın livarına. Bir daha ne zaman denk gelir? Gelir, ma ertesi gün herkes gene istavrit, mezgit tutar. Sen gene denersin, bu defa gelmez. Ertesi gün gene aynı. Ama bir sonraki gün, gene yüzü gülen sen olursun..

Kısaca kendimden örnek veriyorum. Eğer, büyük türleri vs. hedefleyerek çalışırsanız, onlarda da başarılı olursunuz. Günlerce hep belki aynı uğurlu çapariyle istavrit doldurmak livara pek bir anlam taşımaz, en azından bence. Hoş, gene belirttim. Zevk meselesi bu. Tartışmak abestir. Ama, bir levrek yakala öyle kendi takımıyla, ondan sonra bu zevki bir karşılaştır diğeriyle..

İşin kötüsü şudur. Böyle yaparak olduğunuz yerde kalırsınız. Ve bu bir süre sonra rutin olur, soğutur. Kendinize bir sorun. Her gün kansu istavritlerini buraya koyacak, bizde açıp bakmayacağız bile. Hatta bir gün kansu artık istavritlerini buraya koymaktan kendi de bıkacak..

Ama kansu aynı yerde levrek, eşkina filan tutayım derse ne olacak? İlk gün tutamıyacak. Ertesi günde, ama öbür gün tutacak ve hepimiz, "helal olsun, vay be" diyeceğiz..

Asıl mesele, istavrit tutanı küçümsemek değil. Asıl mesele, levrek, kofana, eşkina, kocakafa, camgöz vs. tutmak için, önce bunları tutacak takımınızın denizde olması. Siz elinizde 10 iğneli, yeşil simli ince takım oldukça, bunları tutmanız pek ihtimal dahilinde olmayacak. Eğer, daha zevkli, heyecanlı olsun istiyorsanız, bedeli karşılığında bu tür yemli, zokalı vs. takımları deneyeceksiniz. Yok, çapariniz ve siz mutluysanız, buna da sözümüz yok..

Bedeli ne peki? En azından işin başında, boş dönmeye razı olmak. Pazar günü kamışın kılavuzunun kırıldığını söylemiştim. Bilmem dikkat ettiniz mi? Millet benim bilhassa sokulmadığım yerde seyirtme ve çapari ile uğraşıp, münhal miktar istavrit tuttu. Ben, bir sürü farklı yem, takım vs. kullandım. Elimde akşam ne vardı: sıfır. Resmen sıfır. Eli boş döndük. Belki dimyatın pirinci uğruna evdeki istavritten de olduk. Ama olsun. Ya birde çıksaydı? Bir hafta öncesinde ortalama 1.5 kg. lık kefalleri çekerken milletin bakışı bile başkaydı. Bu bile yeter insana. Bilmiyorum, istavriti çekip nara atan bana pek bir zorlama geliyor. Neden mi?

Yeni bir makina aldım, satıcının gazıyla. Geçen kurban bayramının son günü. Galataya indim, karaköyden kıyıda deniyorum. Makina 80 kusur YTL. Kamış 55 kusur YTL. Üzerindeki misina 120 kusur YTL. Vinçle balık çekmiş ben. Atıyoruz, yağmur gibi kıraça çekiyoruz. 3-5'li. Bir baba, olsun 30 yaşında, 7-8 yaşında oğlu yanıma geldi. Benimle filan ilgilenmeden kendi aralarında "balık tutalım hadi, bizde" dediler. Gittiler, 10 dk filan sonra geri geldiler. Bir kamış, bir makina, ucunda çapari hepsi hazır. Öbür yanıma geçtiler, oradakiler yardımcı oldu, şöyle tut, şöyle at filan. Ve atar atmaz onlarda aynı ben gibi çekmeye başladılar, 3-4'er.. Sordum kaça aldınız, 22 YTL imiş hepsi.. Düşündüm "Eğer 22 YTL'ye malzeme alıp balıkçı olanın tuttuğu balığı ben, bu son sistem (!?) malzeme ile tutuyorsam... Ben o balığı tutmam abi..." dedim ve kalktım gittim. Haremde araç beklerken tuttuğum balıkları yem yapıp attım suya. 2-3 saat uğraştım. Hiç bir şeyde tutamadım. Ama olsun. İstavrite uğraşacağıma, olası olan lüfere uğraşırım. Lüferle uğraşıp tutamak, herkesin tuttuğu istavritten yeğdir.

Elbette hiç kimse bu fikrime katılmak zorunda değil. Ama eğer ben garantime bakayım, aha çapari, ahada kıraça derseniz, istavritten ötesine asla şansınız olmaz.
BAKIN BEN ARKADASI ELESTIRDIM VE ODA BANA CVP YAZDI NE KADAR SEVIYELI VE DUZEYLI KALDIKI BENDE KENDISINE HAKARET EDECEK BI SOZ KULLANMADIM AMA BAZI ARKADASLAR NEDENSE SEVIYESIZ BIR BIÇIMDE YAZMAYA DEVAM EDIYORLAR VE SUNU SOYLEYEYIM SEVIYESIZCE YAZAN ARKADASLARA VERECEK CEVABIM YOK CUNKU O SEVIYEYE INMEYECEGIM..
 
skoylu demiş ki:
Yakutlu biraderim, ben ne kadar anlatsam, karşımdakinin anlayacağı kadarı önemlidir.

Ben, muazzam bir balıkçı ustasıymıdır. Denize bakarım ahanda şurada derim. Derhal çantamı açarım, efsunlu takımlarımı çıkarır oradaki taşa, yosuna göre bir takı yapar, avcuma koyar, üflerim. O dosdoğru balığın ağzına gider. Sonra balıkta "büyüksün abi" diyerek gelir, kendi livara girer.. Budur yani olay..

Senin anladığın bu. Ama yazdıklarımı bir tekrar oku. Herkes, akşama kadar çapari sallar. Nasibine göre bir miktar, az çok istavrit alır gider. Ben ise çapari sallamam. gider olmayacak denen takımı, yemi, formülü vs. inatla denerim. Defalarca. Dikkat et, açıkca yazmışım: "Çoğu zaman elim boş dönsemde" Yani, bu yöntemler efsun filan taşımaz. Muhakkak iş yapacak diyede bir şey yoktur. Ama iş yaptımı da şahını yapar. Herkes istavrit çekerken, sen 2 kg. levreği alırsın livarına. Bir daha ne zaman denk gelir? Gelir, ma ertesi gün herkes gene istavrit, mezgit tutar. Sen gene denersin, bu defa gelmez. Ertesi gün gene aynı. Ama bir sonraki gün, gene yüzü gülen sen olursun..

Kısaca kendimden örnek veriyorum. Eğer, büyük türleri vs. hedefleyerek çalışırsanız, onlarda da başarılı olursunuz. Günlerce hep belki aynı uğurlu çapariyle istavrit doldurmak livara pek bir anlam taşımaz, en azından bence. Hoş, gene belirttim. Zevk meselesi bu. Tartışmak abestir. Ama, bir levrek yakala öyle kendi takımıyla, ondan sonra bu zevki bir karşılaştır diğeriyle..

İşin kötüsü şudur. Böyle yaparak olduğunuz yerde kalırsınız. Ve bu bir süre sonra rutin olur, soğutur. Kendinize bir sorun. Her gün kansu istavritlerini buraya koyacak, bizde açıp bakmayacağız bile. Hatta bir gün kansu artık istavritlerini buraya koymaktan kendi de bıkacak..

Ama kansu aynı yerde levrek, eşkina filan tutayım derse ne olacak? İlk gün tutamıyacak. Ertesi günde, ama öbür gün tutacak ve hepimiz, "helal olsun, vay be" diyeceğiz..

Asıl mesele, istavrit tutanı küçümsemek değil. Asıl mesele, levrek, kofana, eşkina, kocakafa, camgöz vs. tutmak için, önce bunları tutacak takımınızın denizde olması. Siz elinizde 10 iğneli, yeşil simli ince takım oldukça, bunları tutmanız pek ihtimal dahilinde olmayacak. Eğer, daha zevkli, heyecanlı olsun istiyorsanız, bedeli karşılığında bu tür yemli, zokalı vs. takımları deneyeceksiniz. Yok, çapariniz ve siz mutluysanız, buna da sözümüz yok..

Bedeli ne peki? En azından işin başında, boş dönmeye razı olmak. Pazar günü kamışın kılavuzunun kırıldığını söylemiştim. Bilmem dikkat ettiniz mi? Millet benim bilhassa sokulmadığım yerde seyirtme ve çapari ile uğraşıp, münhal miktar istavrit tuttu. Ben, bir sürü farklı yem, takım vs. kullandım. Elimde akşam ne vardı: sıfır. Resmen sıfır. Eli boş döndük. Belki dimyatın pirinci uğruna evdeki istavritten de olduk. Ama olsun. Ya birde çıksaydı? Bir hafta öncesinde ortalama 1.5 kg. lık kefalleri çekerken milletin bakışı bile başkaydı. Bu bile yeter insana. Bilmiyorum, istavriti çekip nara atan bana pek bir zorlama geliyor. Neden mi?

Yeni bir makina aldım, satıcının gazıyla. Geçen kurban bayramının son günü. Galataya indim, karaköyden kıyıda deniyorum. Makina 80 kusur YTL. Kamış 55 kusur YTL. Üzerindeki misina 120 kusur YTL. Vinçle balık çekmiş ben. Atıyoruz, yağmur gibi kıraça çekiyoruz. 3-5'li. Bir baba, olsun 30 yaşında, 7-8 yaşında oğlu yanıma geldi. Benimle filan ilgilenmeden kendi aralarında "balık tutalım hadi, bizde" dediler. Gittiler, 10 dk filan sonra geri geldiler. Bir kamış, bir makina, ucunda çapari hepsi hazır. Öbür yanıma geçtiler, oradakiler yardımcı oldu, şöyle tut, şöyle at filan. Ve atar atmaz onlarda aynı ben gibi çekmeye başladılar, 3-4'er.. Sordum kaça aldınız, 22 YTL imiş hepsi.. Düşündüm "Eğer 22 YTL'ye malzeme alıp balıkçı olanın tuttuğu balığı ben, bu son sistem (!?) malzeme ile tutuyorsam... Ben o balığı tutmam abi..." dedim ve kalktım gittim. Haremde araç beklerken tuttuğum balıkları yem yapıp attım suya. 2-3 saat uğraştım. Hiç bir şeyde tutamadım. Ama olsun. İstavrite uğraşacağıma, olası olan lüfere uğraşırım. Lüferle uğraşıp tutamak, herkesin tuttuğu istavritten yeğdir.

Elbette hiç kimse bu fikrime katılmak zorunda değil. Ama eğer ben garantime bakayım, aha çapari, ahada kıraça derseniz, istavritten ötesine asla şansınız olmaz.

Serdar abi belki sen kabul etmiyorsun ama büyüksün abicim...

İşte amatörlük işte mükemmel ustalık...

Diyecek başka birşey yok abicim en son sözü sen söyledin ve noktayı koydun.

En derin saygılarımla...
 
skoylu demiş ki:
Yakutlu biraderim, ben ne kadar anlatsam, karşımdakinin anlayacağı kadarı önemlidir.

Ben, muazzam bir balıkçı ustasıymıdır. Denize bakarım ahanda şurada derim. Derhal çantamı açarım, efsunlu takımlarımı çıkarır oradaki taşa, yosuna göre bir takı yapar, avcuma koyar, üflerim. O dosdoğru balığın ağzına gider. Sonra balıkta "büyüksün abi" diyerek gelir, kendi livara girer.. Budur yani olay..

Senin anladığın bu. Ama yazdıklarımı bir tekrar oku. Herkes, akşama kadar çapari sallar. Nasibine göre bir miktar, az çok istavrit alır gider. Ben ise çapari sallamam. gider olmayacak denen takımı, yemi, formülü vs. inatla denerim. Defalarca. Dikkat et, açıkca yazmışım: "Çoğu zaman elim boş dönsemde" Yani, bu yöntemler efsun filan taşımaz. Muhakkak iş yapacak diyede bir şey yoktur. Ama iş yaptımı da şahını yapar. Herkes istavrit çekerken, sen 2 kg. levreği alırsın livarına. Bir daha ne zaman denk gelir? Gelir, ma ertesi gün herkes gene istavrit, mezgit tutar. Sen gene denersin, bu defa gelmez. Ertesi gün gene aynı. Ama bir sonraki gün, gene yüzü gülen sen olursun..

Kısaca kendimden örnek veriyorum. Eğer, büyük türleri vs. hedefleyerek çalışırsanız, onlarda da başarılı olursunuz. Günlerce hep belki aynı uğurlu çapariyle istavrit doldurmak livara pek bir anlam taşımaz, en azından bence. Hoş, gene belirttim. Zevk meselesi bu. Tartışmak abestir. Ama, bir levrek yakala öyle kendi takımıyla, ondan sonra bu zevki bir karşılaştır diğeriyle..

İşin kötüsü şudur. Böyle yaparak olduğunuz yerde kalırsınız. Ve bu bir süre sonra rutin olur, soğutur. Kendinize bir sorun. Her gün kansu istavritlerini buraya koyacak, bizde açıp bakmayacağız bile. Hatta bir gün kansu artık istavritlerini buraya koymaktan kendi de bıkacak..

Ama kansu aynı yerde levrek, eşkina filan tutayım derse ne olacak? İlk gün tutamıyacak. Ertesi günde, ama öbür gün tutacak ve hepimiz, "helal olsun, vay be" diyeceğiz..

Asıl mesele, istavrit tutanı küçümsemek değil. Asıl mesele, levrek, kofana, eşkina, kocakafa, camgöz vs. tutmak için, önce bunları tutacak takımınızın denizde olması. Siz elinizde 10 iğneli, yeşil simli ince takım oldukça, bunları tutmanız pek ihtimal dahilinde olmayacak. Eğer, daha zevkli, heyecanlı olsun istiyorsanız, bedeli karşılığında bu tür yemli, zokalı vs. takımları deneyeceksiniz. Yok, çapariniz ve siz mutluysanız, buna da sözümüz yok..

Bedeli ne peki? En azından işin başında, boş dönmeye razı olmak. Pazar günü kamışın kılavuzunun kırıldığını söylemiştim. Bilmem dikkat ettiniz mi? Millet benim bilhassa sokulmadığım yerde seyirtme ve çapari ile uğraşıp, münhal miktar istavrit tuttu. Ben, bir sürü farklı yem, takım vs. kullandım. Elimde akşam ne vardı: sıfır. Resmen sıfır. Eli boş döndük. Belki dimyatın pirinci uğruna evdeki istavritten de olduk. Ama olsun. Ya birde çıksaydı? Bir hafta öncesinde ortalama 1.5 kg. lık kefalleri çekerken milletin bakışı bile başkaydı. Bu bile yeter insana. Bilmiyorum, istavriti çekip nara atan bana pek bir zorlama geliyor. Neden mi?

Yeni bir makina aldım, satıcının gazıyla. Geçen kurban bayramının son günü. Galataya indim, karaköyden kıyıda deniyorum. Makina 80 kusur YTL. Kamış 55 kusur YTL. Üzerindeki misina 120 kusur YTL. Vinçle balık çekmiş ben. Atıyoruz, yağmur gibi kıraça çekiyoruz. 3-5'li. Bir baba, olsun 30 yaşında, 7-8 yaşında oğlu yanıma geldi. Benimle filan ilgilenmeden kendi aralarında "balık tutalım hadi, bizde" dediler. Gittiler, 10 dk filan sonra geri geldiler. Bir kamış, bir makina, ucunda çapari hepsi hazır. Öbür yanıma geçtiler, oradakiler yardımcı oldu, şöyle tut, şöyle at filan. Ve atar atmaz onlarda aynı ben gibi çekmeye başladılar, 3-4'er.. Sordum kaça aldınız, 22 YTL imiş hepsi.. Düşündüm "Eğer 22 YTL'ye malzeme alıp balıkçı olanın tuttuğu balığı ben, bu son sistem (!?) malzeme ile tutuyorsam... Ben o balığı tutmam abi..." dedim ve kalktım gittim. Haremde araç beklerken tuttuğum balıkları yem yapıp attım suya. 2-3 saat uğraştım. Hiç bir şeyde tutamadım. Ama olsun. İstavrite uğraşacağıma, olası olan lüfere uğraşırım. Lüferle uğraşıp tutamak, herkesin tuttuğu istavritten yeğdir.

Elbette hiç kimse bu fikrime katılmak zorunda değil. Ama eğer ben garantime bakayım, aha çapari, ahada kıraça derseniz, istavritten ötesine asla şansınız olmaz.
Anlamak isteyen anlar....
 
Numan demiş ki:
Serdar abi belki sen kabul etmiyorsun ama büyüksün abicim...

İşte amatörlük işte mükemmel ustalık...

Diyecek başka birşey yok abicim en son sözü sen söyledin ve noktayı koydun.

En derin saygılarımla...
SEN ZATEN HEP BASKALINI ONAYLAYARAK KONUSUYORSUN..KENDI FIKIRLERIN OLUSMAYA BASLADIGINDA KONUSURUZ OLMAZMI SU ANDA SADECE KAFA SALLIYORSUN CUNKU
 
yakutlu61 demiş ki:
SEN ZATEN HEP BASKALINI ONAYLAYARAK KONUSUYORSUN..KENDI FIKIRLERIN OLUSMAYA BASLADIGINDA KONUSURUZ OLMAZMI SU ANDA SADECE KAFA SALLIYORSUN CUNKU


Serdar abim konuyu bitirmiştir. Onun gibi değerli bir büyüğümün koyduğu noktadan sonra bir ileri adım atmam.

Konu kapanmıştır herkese rastgele....
 
Valla harcadığımız zamana yazık.
Burda keyifle bir şeyler okuyup bilgi dağarcığımızı genişletiyoruz.
bildiklerimizi paylaşarak da başkalarına katkıda bulunuyoruz.
Öneriler yapılırken tabi ki ustalar daha fazla öneride bulunacaklardır.

Ben serdar hocaya teşekkür ederim.
fikirlerine kesinlikle katılıyorum.
bilgiler için de elinize sağlık.

Gereksiz notlar sayeinde bu bilgilere ulaşmak için
harcanan zaman olması gerekenden fazla oldu ama
neyse..

artık tartışmayı kapatalım
ve bilgi paylaşalım.
 
yakutlu61 demiş ki:
YAPMA YA BAK ARKADASIM SEVIYEN BU KADAR ZEHRI OLAN BELLI OLUOYOR KISACA..

ARIZASI VAR DEMEDIM MI?
DEVAM ET KOCUM... :D
 
Back
Yukarı