Elbette, fiyat orantısı denen bir şey var. Fiyat/performans mevzusu kısaca. Hangi fiyata ne alıyoruz?
Dyneema'nın çok kuvvetli olması çok kritik bir konu değil. Çünkü, misinalar genellikle dibe takılmadığı sürece kopmuyor zaten. Bir pamuk ipliğini elinize alın. İşte aynen öyle bir şey bu. Düğüm atarsınız, iğneyle geri açarsınız. Dolaşır bazen, biraz uğraşırsınız ama gene açılır, gam filan yapmaz. Kolay kolay eskimez. Düğümde güç kaybetmez. Ama bunlar da fasa fiso fiyat yönünden bakınca. 10 Milyon verip 1000 metre X marka monoflament alırsın, eskidi mi, karıştı mı, at gitsin, ne uğraşacaksın?
Dyneema'nın iyi tarafı, çok, ama çok hassas olması. Dyneema hiç bir şekilde uzamaz, esnemez. Yani, diğer misinalarla hissedemeyeceğiniz vuruşları hissedebilmenizi sağlar. Tasmalamak için çoğu zaman ufak ve sakin bir hareket gerekmesi. İşte hepsi bu. Bu hem insanı daha avcı yapıyor, hemde oltadan daha bir zevk aldırıyor. Tipik bir misina ile, kamışın ucu aşağıya gider gelir. Dyneema'da titrer resmen. Ben, çoğu durumda balığın vuruşundan türünü, boyunu, posunu vs. anlayabiliyorum. Dahası, balık iğneyi yuttu mu, başında mı uğraşıyor, bunu da anlayabiliyorum. 100 gr kurşunu dibe oturtunca, çoğu zaman tasmalamak bile gerekmiyor..
El oltası vs. için Dyneema abes olur. Hatta zararlı olur. 15 cm. lik bir istavrit vurunca, parmağımı kestirdim ben bu meretlere. Ama kamış için zevki başka. Ha, bir de, BANAX SX2000 gibi küçük bir makinaya 500 m sarabiliyor olmakta var elbette. Hoş, ne işe yarar 500 m o ayrı bir soru.
Çapari yapmak, 3 köstekli yapmak için dyneema hiç kullanmadım. Gözüme hiç makul görünmüyor. Ama millet bunları alıp, Sazan takımı yapıyor. Çapari için en iyisi 0.15 köstek/0.25 beden ile florocarbon. Yemli içinse, 0.20 köstek, 0.25 beden. Elbette, iri balıklar hedefteyse, 0.40, 0.50 gibi büyüyebilir bu değerler. Bu misinalar zayıftır, pıt diye kopar düğümünden. Muhakkak ıslatıp sıkmak, iyi düğümler kullanmak gerekir. Fakat, bunların taşıma değerini zorlayacak balık biraz zor bulunuyor malum. Ama bunlar tipik misinalardan daha sert. Bu nedenle daha kolay dik duruyor, açılıyor. Ve dahası balık bunları göremiyor. Daha az karışması için, 5 cm. köstek yapıyorsunuz, canavar gibi işliyor.
Kısaca, her misina her işe iyi değil. Ama, tipik kıyıdan balık tutan amatör için, makinaya dyneema sarmak, keyfe artı değer ekleyiveriyor. Birde florocarbon takım kullanırsa, balık zilliyeten yok olmadığı sürece muhakkak iş yapıyor.
Nasıl dersen. Yanımda bir arkadaş. Çoluk çocuk toplanıp gelmişler. Atıyor, dakikalarca bekliyor. Ben aynı yere atıyorum takımı, aynı yemle, 10 sn içinde geri çekmeye başlıyorum. Bir yarım saat sonra, yanımdakinin 4 saattir yakaladığı kadarını kovaya atmış oluyorum. Öbür yanımdaki coşuyor, bende yemli atacağım, takım alayım, yem alayım.. Dur etme, tutamazsın filan.. dinlemez.. Alıp geliyor yemli takım, ben patır patır çekerken tutamıyor, en sonunda benim attığım yerde keramet sanıp tam tepeme atıyor, karıştırıyor.. Çekiliyorum kenara başka yere atıyorum, ben izmarit, istavrit, kefal vs. toplamaya devam ederken o pes ediyor nihayet..
İşte mesele bu. Köprüde bir arkadaşa misinayı gösterdim, bak budur dedim. Hemen asıldı, düğüm attı bir daha asıldı, koptu diye gösteriyor. Sanki balina tutacağız. Tutulması en mümkün şey kiloluk kefal. Ki o da bir ihtimal sade. Misinanın sağlam olması, şu kadar kilo kaldırması en son bakılacak şeyi. Eğer düzgün düğüm atarsanız, yeterince sağlam olur her misina. Gelsin, 3 kg. çeken misinaya 5 kg. balık. Yorarsın hayvanı, kıyıya getirir, kepçeyle, zokasından, kulağından vs. alırsın içeriye.
Diğer yandan, rapala ile av yaparken çelik tel kullanmayın. Rapala'nın dengesini bozar, abuk subuk gitmeye başlar. Hatta, fırdöndü bile kullanmayın. Eğer dişler ne olacak diyorsanız, bu iş için yapılmış rapalalardan bulun veya daha iyisi kaşık kullanın. Kaşıklarda denge pek bir problem olmaz.