Boğaz + İstavrit + Lüfer vs için kaliteli SURF makina

Elinden çok makine geçtiyse emcast plus sarmaz seni. Çapina göre agirdir biraz.

:thumb: :thumb: :thumb: :p :D hihi

Espri similler bir tarafa, bazı kişiler vardır ki, sürekli değişiklik ararlar ve 3-5 kullanımdan sonra, yeni ve değişik başka ürünler kullanmak arzusu duyarlar.:confused: :confused:

Bazı kişiler de vardır, bütçeleri doğrultusunda iyi bir şeyler edinirler. Bunları kullanırken de, ihtiyaçlarına göre, özentilerine göre, hep bir üst ürünü hedeflerler.

Noyan kardeşimizde ki hastalık 1. örneğe uygunsa, onun tedavisi maalesef yok.:D :D

Ama, 2. örneğe uygunsa, son noktayı koymalı; bu kadar deneyim ve kullanmışlıktan sonra.

Mesela derseniz ?.........................?:D :D
 
tevfik abi sıparısleri verdik 2 tanıdıgımıza biri italya biri japonya yolcusu :D kısmetimize bakalım parcalı kamıslar gelicek mi :D (kendımede uyfun bır kamıs alıcam arasıra gıdınce takılrım onla )
 
tevfik abim saygılar :D bizimkisi biraz ticari bir durum hemde hastalık :D

Eh, şöyle güzel, 0 km. Bir şeyler olursa, haberimiz olsun.:D :D

Sevgiler.
 
abi bu sezon guzel seyler vardı da kaptılar tanıdıklar elimizden hep :D yeni bırsyeler duserse soylerim abi ingiltereden getirttim power aero 10000icinde baya dertlesmistik abi :D
 
Bu konuda önereceğiniz veya kullandığınız marka model hangileri acaba :rolleyes:

Ben Biomaster SW8000PG kullanıyorum; daha önce Aceration SW8000PG kullandım... Her iki makina da isteklerime cevap verdi Boğaz sularında; Aceration'un SW8000HG olanını edindim; ancak 5,8 tur ile çok kastığı için kullanamadım... Keza Twinpower SW8000PG ve Stella SW8000PG olanı da ideal görünüyor benim için; ancak bu her iki makina Biomaster'dan ağır; Biomaster 550 gr.; Twinpower 600 veya 610; Stella'da 660 gr. ağırlığında olmalı hatırladığım kadarıyla...

Tüm saydığım makinalar Boğaz'ın akıntılı sularında ve mesafeli atış gerektiren yerlerinde yıllardır kullanılmakta ve bilhassa tercih edilmektedirler...

Surf olarak da özellikle son dönemlerde Bull's Eye oldukça tercih edilen modellerden biri; hem sarım miktarı uygun hem de gücü...
 
Aslında bahsettiğiniz gerekçeler nedeni ile Surf dışındaki makinalar ile de ilgilenmeye başladım. Araştırdıkça makinanın hafifliği ve drag gücü önemli olmaya başladı. Haluk beyin önerdiği Shimano BioMaster serisini seçenekler arasına kattım.

http://balikavmarketi.com/Urun/SHIMANO-BIOMASTER-8000-SW-PG-6XS-ARB1-BB-MAKINE-pmu1368.html

http://balikavmarketi.com/pictures/2011919124429_biomaster.jpg


Biz Boğaz balıkçıları kalama kullanmayız pek; onun için birkaç istisnai durum haricinde makinanın kalaması ile ilgili pek yorum yapabilecek deneyimim olmadığını belirteyim; ancak bu kalite bir makinede kalama sisteminin düzgün çalışmadığını ya da belirtilen değerlere uymadığın ifşa etmek abesle iştigal olur kanaatimce...

Fotoğrafta görülen ise 4000'lik olan; bizim kullandığınız 8000'lik olan "yumurta topuz" diye tabir edilen cinsten...

Bu makina ile 3 sezon çıkarttım ve Boğaz'ın en akıntılı ve zorlu yerlerinde bile rahat ettim... Yalnız dışında vuruk ve çizikler mevcut; hem Şemsipaşa'da zincirlere giriyorum sararken; hem bu sene Dragos'ta yemlide kayalara sürtüp vurdum birkaç kez... Görseli bir tarafa bırakacak olursak en ufak sürtme; aşınma belirtisi, zorlanma v.s. problem yok makinada... İlk günkü gibi tabir-i caiz yerinde ise şıkır-şıkır çalışıyor makinam...
 
Haluk abi, bu tercih meselesi filan değil. Surf makine, her zaman uzak atışta ciddi şekilde çok avantajlı, en az %40 farkediyor.

Ha, senin kamışın, takımın, atışın falan uygun değildir. onu surf makine değil, havan topuyla da atsan gideceği o kadardır, o başka mesele.

Surf makine, sana elindeki diğer surf bileşenlerini maximum kullanma imkanı verir. Yani

Surf makine + Surf kamış + Surf atış + Surf Takım = uçup giden takım.

Eğer bu zincirdeki bir şey surf için uygun değilse, elbette surf makine ne yapsın sana?

0.10 Power Pro da ince misina değil zaten. Çaparinin bedeni kaç? 0.15 beden ile 100gr kurşunu o balığın olduu yere atamazsın pek o jig makineleriyle. Bunu ancak sana surf makine sağlayabilir.

Surf makinenin boğaz gibi yerlerdeki anlamı, uzak atış değil, ince takımla gereken mesafeye atış olur. Bunu jig makineleri yapamıyor, doğaları gereği.


Serdar %40 çok; hem de çok iddialı olmuş... Atış müsabakası yapmıyoruz sonuçta; zaten müsabakalarda kullanılan makinalar da surf falan değil gayet iyi biliyorsun sende... Balığı bulabileceğimiz mesafeye kolaylıkla ve rahat bir şekilde ulaşabilelim yeter ki kullandığım makina bu iş için biçilmiş kaftan...

Haa öyle bir iddian var ise % 40 gibi; hodri meydan derim; atarız, bakarız... Elindeki surf makina ile atsan atsan 5-10 metre daha fazla atarsın; o da atabilirsen; Elindeki Kisu Special veya Tournament Z45 olsa neyse; o makinalar dahi %40 fazla atamaz yine de...
 
Biomaster'le biz tutalım dedik köpek balığını, elimizde kaldı, daha ilk kullanımda. Ama bu başka bir tartışma elbette.

Bizde jig makinesinin de bilmem kaç çeşidi var, surf'un de. Ve atıştaki fark ciddi anlamda bariz oluyor. Söylüyorum kaç defadır. Vercelli kamış, 0.16 ip, 100gr kurşun surf kafayla %40 daha uzak gidiyor. Ha, aynı yere varmak için, abanıp zorlayıp atıyorsun jig makine ile, o oluyor. Kullanmasak, başka mesele.

Seneleri bu işe adamış olmakla, bir işi iyi yapabiliyor olmak aynı şey değil. Su basınca, balık binince, Emblem Pro hafifler aksine, boşken daha zor gibi olur mesela. Ve bunun dragla zerre kadar, uzaktan yakından hiç alakası yok.

100 gr. kurşun gitmez tabii; surf makinada da fark açması gayet normal; ancak Boğaz'da kim 100 gr. kullanıyor bakmak lazım; benim disiplinimde avlananlar kullanmıyor bunu; izmarit yemliye bile 125 gr.dan aşağı atmıyoruz; zaten 100 gr. kurşun ile öyle arkasına rapala takıp erimli atış yapmak rüyadan öte bir durum olmaz...
 
Noyan, biz kullanıyoruz o makineleri, gerek yemli, gerek at çek için. Ve normal jig makinelerinden ciddi şekilde çok daha az yoruyor boğazda.

Bu tespit ancak kendin için geçerli olur; biz salakmıyız şimdi; elimizde gayet güzel surf makina varken niye daha çok yoracak; zorlayacak olanı kullanalım; demek ki kullandığımız makina bize rahat geliyor onun için kullanıyoruz; bazıları mesela Birol Surf kullanır devamlı; o da onun tercihi; öyle rahat ediyor; ben de çok rahat ediyorum Biomaster'la, mutlu mesut avlanıyoruz...
 
Getireni yokta ondan. Ucuz mal peşinde millet. Bakmaynı burada böyle Shimano, Daiwa filan kavgası ettiğimize. Piyasa, 50 kuruşluk çapariden kazanıyor ekmeğinin çoğunu.

Bu kamışların gelişi de biraz acayip. Üreticisi bizim malzemecilerden birine mail atıyor, elimizde uygun fiyata şu var diyor. Bir numune istiyorlar ve fiyatta iyi olunca, bir parti malı alıyorlar. Elbette arkası yok. İthalatçısı böyle anlatmıştı bunu. Ama kılıfı, eldiveni, kamışı vs. gerçekten birinci sınıf maldı, Daiwa'ya da, Shimano'ya filan beş çeker. Lineaeffe filan zaten hiç sayma.

Para verip aldığımız kılıflar, onun orjinal kılıfı kadar ne şık, ne de sağlam çıkıyor mesela.

Bunların hangisine 5 çekiyor o benim de inceleyip beğenmediğim Vercelli çok merak ettim doğrusu...

Shimano'lar...:

http://www.plat.co.jp/shop/catalog/...th/23_354/surf-fishing/shimano-surf-rods.html

Daiwa'lar...:

http://www.plat.co.jp/shop/catalog/default/language/en/cPath/23_365/surf-fishing/daiwa-surf-rod.html
 
Kamışta kimsenin bakmadığı bir şey var: Aksiyon.

Bizim burada ne demek olduğu belirsiz bir takım laflar var: Sert aksiyonlu, yumuşak aksiyonlu... Herhangi bir kamış üreticisinin kataloguna, sayfasıan filan bakarsanız, böyle bir aksiyon tarifi yok. Ama şu var: hızlı aksiyon, yavaş aksiyon, çok hızlı, orta hızlı vs.

Bu surf işinde aslolan husus, hızlı aksiyon olması. Bu, 4.00 kamışın uçtaki 40cm'lik kısmı (%20) en fazla esneyecek, diğer tarafı esnemeyecek demek. Hatta, 25 cm (%15) kısmı esnerse daha iyi.

Sazan kamışlarında ise genellikle %30 - %40 olur bu kısım ve orta - yavaş aksiyon kamış olarak kabul edilirler.

Aksiyon hızlandıkça, uzak atış iyileşir, kamışın kaldıracağı yük, denge durumu kötüleşir. Yani hızlı aksiyon kamış, uzağa atar ama tam şuraya diyerek atamazsınız. Balıkla uğraşmakta zordur akabinde. Ama bu bizim bu taraf için, kafi gelen özellikler.

O nedenle aslen sazan kamışıyla bahse konu uzak atış işlerine girmek pek mümkün değil.

Fakat... Biraz boyuna uzatılmış sazan kamışlarını alıp, belki tuzlu suya dayanıklı kılavuz vs. takarak, bize surf kamış diye sattıkları gerçeği de var. Bu gün pek çok surf diye satılan model, bildiğin sazan kamışı aslında.


Evet dilimize öyle yerleşmiş...

Sert aksiyon =Hızlı aksiyon...
Yumuşak aksiyon =Yavaş aksiyon...
Orta aksiyon =Orta aksiyon...

Tıpkı
Orkid =Hijyenik kadın bağı veya kısaca ped...
Selpak =Kağıt mendil...

Örneklerinde olduğu gibi; artık bunun böyle olduğunu; bu şekilde telaffuz edildiğini anlamak gerekiyor; yoksa hiçkimse birşeyden anlamıyor olayı falan değil; artık pekçok kişi neyin ne olduğunu biliyor ve öğrenmeye çalışıyor...
 
Orada aradığım tatlı su kamışları yok genelde deniz için uygun surf kamışlar satılıyor:(

Serdar abi şimdi sazan için her ülke şartları farklı mesela İngilizler tam parabolik kamışlar kullanıyorlar, çünkü gölleri ufak ve mesafe aramıyorlar onun yerine balıkla oynamayı tercih ediyorlar.
Bizde ise durum biraz daha farklı göllerimiz biraz büyük ve de sonradan oluşturulan barajlar buralar da verimli avlanmak için hemen hemen 120 metre ve yerine göre daha üstüne çıkman gerekiyor. Doğal olarak sizin hızlı aksiyon diye tanımladığınız kamışları kullanmak zorundayız.

Ya da 3000 euro verip bir tane Baitboat almak lazım:D


Bana göre tatlı su da bu hızlı aksiyonlu kamışların en büyük dezavantajı isabetli atışlardan ziyade, balık çekerken dudak yırtma durumları yaşanıyor sık sık.

Biraz daha kibar davranmak gerek bu kamışlarda balık çekme aşamasında..


Sazan'ın mücadele durumunu bilmiyorum ancak mücadeleci ise ve iri bir balık ise hızlı aksiyon kamışlar pek uygun olmaz; hem mücadeleyi çok fazla zorlaştırır; hem kamışın o uca yakın yerden kırılma olasılığı pek yüksek olur... Belki uğraşılır ise yembotunu kendi imkanlarınız ile yapabilirsiniz daha da ucuza malolabilir... Mesela kumanda kontroller mevcut piyasada; onlardan biri yüzebilecek bir malzemeye montelenebilir v.s.
 
Sazan'ın mücadele durumunu bilmiyorum ancak mücadeleci ise ve iri bir balık ise hızlı aksiyon kamışlar pek uygun olmaz; hem mücadeleyi çok fazla zorlaştırır; hem kamışın o uca yakın yerden kırılma olasılığı pek yüksek olur... Belki uğraşılır ise yembotunu kendi imkanlarınız ile yapabilirsiniz daha da ucuza malolabilir... Mesela kumanda kontroller mevcut piyasada; onlardan biri yüzebilecek bir malzemeye montelenebilir v.s.

Sert aksiyonlu yani av esnasında kamışın sadece ucu işleyen kamışlar uygundur abi neden dersen o mesafelere baitboat ile takımı vs. götürüyor ama yumuşak kamış ile getirmesi mesele oluyor:)

Mesele Türkiye rekoru kıran abimiz 300 metre'den çekti balığı bunu yumuşak aksiyonlu kamış ile yapmak çok zor yapamazsın değil ama sıkıntılı olur.

Gölün altında bir de sadece balık vs.. değil otlarla da mücadele ediyorsun hele bazı yerlerde ot tabakası inanılmaz.O sebep ile ben türkiye de avlanan arkadaşlara orta ya da hızlı(sert) kamışları öneriyorum sazan avı için...


Yem botlarına gelince elde yapmak mümkün ama tam verimli olmuyor birkaç kişi denedi Türkiye de ya göl ortasında kaldı ya da yüksek miktarda yem taşıyamıyor... Ayrı ayrı problemler çıktı ortaya. Birde seri üretim olmayacağı için normal olarak yüksek meblağlara mal oluyor.
 
Ben Biomaster SW8000PG kullanıyorum; daha önce Aceration SW8000PG kullandım... Her iki makina da isteklerime cevap verdi Boğaz sularında; Aceration'un SW8000HG olanını edindim; ancak 5,8 tur ile çok kastığı için kullanamadım... Keza Twinpower SW8000PG ve Stella SW8000PG olanı da ideal görünüyor benim için; ancak bu her iki makina Biomaster'dan ağır; Biomaster 550 gr.; Twinpower 600 veya 610; Stella'da 660 gr. ağırlığında olmalı hatırladığım kadarıyla...

Tüm saydığım makinalar Boğaz'ın akıntılı sularında ve mesafeli atış gerektiren yerlerinde yıllardır kullanılmakta ve bilhassa tercih edilmektedirler...

Surf olarak da özellikle son dönemlerde Bull's Eye oldukça tercih edilen modellerden biri; hem sarım miktarı uygun hem de gücü...

Eyvallah Haluk abi sağolasın lakin bu makinaların tamamı bizim boyumuzu aşar cyrr :(
 
Tabii ki bütçe çok önemli... Yine de bütçeye uygun; fiyatı daha düşük ve iş yapabilecek makinalar var... Bunlara bakmak gerek; benim için onlar arasında en popüler olanı Okuma'nın ürünleri; fiyat-performansı iyi olduğu gibi yedekparça ve servisi de ciddi derecede kuvvetli... Bu markanın Avanger'den yukarıya doğru olan tüm modelleri kullanılabilir Boğaz'da... Keza Ryobi'yi de pek beğenirim; ancak parça ve servisi meçhul benim için; bilemiyorum diğer markalarında iş görecek ürünleri vardır kuşkusuz...

Ancak herhangibir makinanın yedekparçasının ve servisinin olması her zaman tercih nedeni olmalı...
 
Sert aksiyonlu yani av esnasında kamışın sadece ucu işleyen kamışlar uygundur abi neden dersen o mesafelere baitboat ile takımı vs. götürüyor ama yumuşak kamış ile getirmesi mesele oluyor:)

Mesele Türkiye rekoru kıran abimiz 300 metre'den çekti balığı bunu yumuşak aksiyonlu kamış ile yapmak çok zor yapamazsın değil ama sıkıntılı olur.

Gölün altında bir de sadece balık vs.. değil otlarla da mücadele ediyorsun hele bazı yerlerde ot tabakası inanılmaz.O sebep ile ben türkiye de avlanan arkadaşlara orta ya da hızlı(sert) kamışları öneriyorum sazan avı için...


Yem botlarına gelince elde yapmak mümkün ama tam verimli olmuyor birkaç kişi denedi Türkiye de ya göl ortasında kaldı ya da yüksek miktarda yem taşıyamıyor... Ayrı ayrı problemler çıktı ortaya. Birde seri üretim olmayacağı için normal olarak yüksek meblağlara mal oluyor.


Bana ters geldi ama uygulamayı yapan sizsiniz; normalde fizik kurallarına göre mantık yürüttüm ama uygulamaya geçince iş değişiyor olabilir; tabii ki diğer şartlar da önemli...

Bot olayını yurtdışında yapan var; ancak işin tam detayını bilemiyorum; belki o rakamlardan da fazlaya çıkıyordur; tabii güzide ülkemizde malzeme bulmak ta ayrı bir sorun; kumanda ünitesini bulsanız; motorunu bulamazsınız v.s....
 
Okuma V-System V-55a makinayı cengiz balıkçılık Türkiye'ye getiriyormu?
Yeri gelmiş iken, bu model için yorumlarınız ne olur?
 
Sert aksiyonlu yani av esnasında kamışın sadece ucu işleyen kamışlar uygundur abi neden dersen o mesafelere baitboat ile takımı vs. götürüyor ama yumuşak kamış ile getirmesi mesele oluyor:)

Mesele Türkiye rekoru kıran abimiz 300 metre'den çekti balığı bunu yumuşak aksiyonlu kamış ile yapmak çok zor yapamazsın değil ama sıkıntılı olur.

Gölün altında bir de sadece balık vs.. değil otlarla da mücadele ediyorsun hele bazı yerlerde ot tabakası inanılmaz.O sebep ile ben türkiye de avlanan arkadaşlara orta ya da hızlı(sert) kamışları öneriyorum sazan avı için...


Yem botlarına gelince elde yapmak mümkün ama tam verimli olmuyor birkaç kişi denedi Türkiye de ya göl ortasında kaldı ya da yüksek miktarda yem taşıyamıyor... Ayrı ayrı problemler çıktı ortaya. Birde seri üretim olmayacağı için normal olarak yüksek meblağlara mal oluyor.

3000 Euro'ya mal olmaz ama, pek ucuza da çıkmaz o botlar.

Asıl mesele, bu botların yemleme dışındaki işler için çok uygun olmaması.

Oyuncak araba vs. kumandaları bu işe uygun değildir, yapmak isteyenlerin bunu akılda tutması lazım biraz.
 
Back
Yukarı