güzel bir rapor olmuş. sonunda yine bir bilgekan klasiği olmuş. bir şey kaçmış. bence belki de akyaydı. akyalar açıktan kıyıya gelmiş diyorlar. ne vardı şuraya koyaydın resmini.
gerçi koyduğun resimler süper. bizim midyenin internetteki en güzel resmini koymuşsun. çatalkuyruk çok güzel, altta deniz mükemmel. hele o ispendek yok mu. sanki pusetteki şirin bir bebeğe hıçık ! hçk ! yaparsın ya o tür şeyler hissettim resme bakınca.
Bir de pedofili olanlar var. sen de görmüşsündür, yanında yönünde bir sürü herif bir çanta dolusu o senin tuttuğun bebek levrekten eve götürüyor. kavga etsen başın belada. jandarmaya desen geliyor bakıyor geri gidiyor çoğunca...
vantuzlu balık bit balığı. 2011 haziranında botumla ilk açılışım. kıyıdan iki yüz metre açıldım. aşağı karidesi bıraktım ve ev-vetttt ! kocca bir balık geliyordu. dedim ulan ne gerek var bin metre açılmaya, aha iki yüz metrede balık var diyorum inanmıyorlar, var işte, aha, oh yeah, oh baby derken misinayı hafifçe çekip bir de baktım iğne bota saplanmış gibi eyvah dedim. misinayı takip ettim, parmağım bir organizmaya değdi. değince organizma ve ben irkildik, organizma görünür oldu. Bu ne lan deyip balığı bota aldım. iğneyi ağzından çıkarırken, yarım kiloyu geçkin bu balığı olsa olsa atarım ben dedim. görür görmez bu balığı yemeyi insan hiç düşünmüyor. Hani bi kıza teklif edersin de, cevaben ay sen çok iyisin, ben seni kardeş gibi gördüm, arkadaş gibi yani der ya. sen de cevaben keşke kötü olsaydım. o zaman beni isterdin dersin ya

ondan dedim balaa anlayacağınız.
Geçen ay ise bizim Halille bottuğumuzda, dipte şişkin bir balık, cinsini seçemiyom, gerçi su berrak ama, çok değil. bilmiyorum. tepeden lüfer mi olsa, tavuk balığı mı ? tek balık ama. sürü değil. belki de balon, belki de bilemiyom. karadeniz avcısı dartvader miydi arkadaşın tavsiye edip durduğu buz beyazı minicik bi strike pro var. bu renk kodu sanırım eg 005 olabilir ki tüm strayklarda bu renk oluyo. o öyle duruyo suyun yüzeyinde. ona saldıracak oluyor. niyetleniyor. bot var, halil var, ben varım. ona rağmen jaws gibi tavaf ediyor sahteyi. üzerine sardalya parfümü sıksaymışım tamammış. Halil dedi ki abi atıver el oltanı. karidese vursun. alalım. atıverdim. üç saniye içinde oltaya yakalandı. Çektim bit. su yüzeyine bir metre kala al dedim. oltayı Halil aldı. fakat benim üzüntümü ve sinirimi gördü. sonradan Halil o kadar güldü ki. Hala gülüyor. Çocuğun botla ilk açılışı. Bir kiloya yakın bir balığı tutup da sinirlenen seni gördüm diyerek kahkahalar attı. balığı son bir metrede kendisine verdim zevkini alsın diye. çekince kendisi de idrak etti balığın yenmeyeceğini tabi. Benim gafletim şu noktada oldu. Bit takıldıysa takıldı. Benim hedefim bit değildi. Böl biti ikiye, at suyaydı. Önemli olan o şişkin balığı almaktı. Bit önce davrandı. İkinciye de bit geleydi. Ama üçüncüye o şiş balık gelirdi belki. benim hatam bu oldu. Bitin nefretinden şiş balığı unuttum. Ama o kadar emindim ki o aç ve saldırgan balığın geldiğinden oltama. tecrübesizlik işte. hani türk golcüleri üzüntüyle iki elinin arasına başını alır, o anda top bir daha önüne gelir, bir şans daha doğar fakat iki elinin arasında olduğu için yeni pozisyonu da kaçırır ya. ondan işte.
Halilden ne öğrendim. Çocukluğu arsuzda geçmiş. İskenderunda bunlar tavuk göğsünü balkona koyarlarmış. lassstik gibi ederlermiş. tütsülenmiş t.g.

iğneye tak, hayatta çıkmaz dedi. ta ki yemi, ehli ısırana kadar. minik balığa prim vermez dedi. limit altı balıklar iğneye ulaşamaz dedi. Kaç santime kadar ayarlı sertlik dedim. güneşte kaç gün beklerse 25 cm lik sargoz tutar, bir gün eksik beklerse 20 cm mi tutar dedim.

ilahi Halil.
Ailemden kimse duymasın. Balık sevdası bayram seyran dinlemiyor. Halille bayram gecesi de de bottuk. Burnaza gittik yine. Midemi üşüttüm. Çünkü kuyruk doğmuş, artık geceler üşütmeye başlamış. su midemi üşüttürdü yani. o gece arkadan daiwa saltiga minnow gezdirdim bottan. keşke diyorum şimdi kupes strike pro gezdirseydim. neyse. ne yakalandı bil. Buz mavisi bir deniz anası.
-Deniz anası sahteye vurur mu ? yok amma o kalamardı.
-Çeke çeke her tarafı eridi, bir tek başı kaldı. Bu benim yorumum tabi. yorumum doğru mu ?
Başarılı avlar dilerim
Tüm Türkiyeden ve dünyadan arkadaşlara Not: Zarganayı unuttum. Bizim buralarda zarganayı kimse tutmak istemez. Tutan sinirlenir. Nedendir bilinmez. Bir gün iki tane atçekçiye rastladım. Birisi iki, birisi bir olmak üzere üç tane kol gibi zargana hediye ettiler. Temizlerken anladım niye verdiklerini. Eti de yok. Bence bu hayvanın limit boydakileri yenebilir ve lezzetli olabilir. Büyüklerini sal gitsin.